Derince Belediyesi eski Başkanı Ali Haydar Bulut 24 Temmuz’da silahlı saldırıya uğramış ve Burhan Çeper tarafından bacağından vurulmuştu.

Şu an Kandıra T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Burhan Çeper olayın nasıl geliştiğini mektup yazarak anlattı.

Önce Çeper ne yazmış onu paylaşmak istiyorum;

Ardından da olayla ilgili kendi yorumumu…

 “Olaydan sonra benimle ilgili çok yalan yanlış yazılar yazıldı. Bir insanın hayatı bu kadar karartılamaz. Ben 38 yaşında, iki çocuk babası bir vatandaşım. Tamamen hayat mücadelem içerisinde karıştığım bir olayda 5 yıl hapis cezasına çarptırıldım. 13 Kasım 2004 tarihinde tahliye oldum. Topluma faydalı bir birey olmak için hayat mücadelesine başladım. Kocaeli Üniversitesi Kampüsü ile Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin kafeteryalarında çalıştım. Her iki hastanede de yeni yönetimler geldikten sonra sabıkam nedeniyle işten atıldım.

İşten atıldıktan bir süre sonra annem beyin kanaması geçirdi ve felç oldu. Ekonomik olarak durumum kötüydü. Annemin tedavisi için paraya ihtiyacım vardı. Sorumlulukların artmıştı. Sabıkalı olmamdan dolayı hiçbir kurum iş vermiyordu. Ben de üç tekerlekli bir simit tezgâhı bulup Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde simit çay satmaya başladım. Beni hastanenin kafeteryasında sabıkamdan dolayı işten atanlara karşı hayat dersi olsun diye değil, hayatımı idame ettirmek ve aileme daha iyi bir evlat, kardeş olduğumu kanıtlamak içindi.

Benim hastane önünde simit çay satarak geçimimi sağladığımı gören eski Derince Belediye Başkanı Aziz Alemdar ve bazı belediye yöneticileri yardımcı olmak için hastanenin acil çıkış kapısında büfe tarzı bir yer verdi. Ben de verilen yer kadar bir büfe yaptım. Büfeyi yaparken, daha önce hastanede çalışırken tanıdığım bazı dostlarım kendi adlarına kredi çekerek bana ekonomik destek vermişti. Büfeyi yaptım. Kira ödüyordum, vergi levham vardı ve büfem ruhsatlıydı. Ailemi bu büfeden kazandığım para ile geçindiriyordum. 2014 yerel seçimi oldu. AK Partinin de seçmeniydim. Oy verdiğim Ali Haydar Bulut seçimi kazandı. Bulut, göreve gelir gelmez ilçenin muhtelif noktalarında bulunan 21 büfenin kaldırılmasını istedi.

Yıkılacak büfeler arasında benim büfem de vardı. Büfem yıkılmasın diye defalarca belediye binasına giderek başkan ile görüşmek istedim. Beni görüştürtmediler. Dönemin başkan yardımcıları Osman Dalkılıç, Nurettin Işık ile görüştüm. Büfemi yıkmayın diye onlara yalvardım. Bana sürekli olarak ‘Ali Haydar Bulut’un kesin kararıdır’ diyerek ona yönlendirdiler. Başkan Bulut ile görüşmek için defalarca Özel Kalem Müdürüne gittim. Görüşecek isimler arasında benim de ismim var ama Bulut benim adımı görünce onay vermiyordu. Her seferinde ‘biz seni çağıracağız’ diyerek beni gönderiyorlardı. Yıkım kararı verilen 21 büfe içerisinde daha sonra sadece benim büfemi yıktılar, diğer 20 tanesi yıkılmadı.

Ben, Başkan Bulut’un haksız yere yıktırdığı büfemin masraflarını talep ediyordum. Ekonomik durumum kötüydü, annem felçliydi, ailem ve çocuklarım var ve onlara bakmalıydım. Hepsi benim elime bakıyordu. Büfem yıkıldı diye başkan ile karşılaşmadım. Sakin duruyordum. Her seferinde belediyeye gidip masraflarım karşılansın diye görüşmek istiyordum. Görüştürtmediler. Seçimden bir yıl sonraydı. Başkan ile görüşmek için belediyenin önünde duruyordum. Başkan Bulut, polisleri arayarak, ‘belediyenin önünde bir esnaf beni vuracak’ diye şikayet etti. Polisler geldi benim yüzüstü yere yatırdı ve ters kelepçe ile kelepçelediler. Herkese rencide olmuştum. Ne bir küfür ettim ne de üzerimde silah vardı. Savcılığa çıkartıldım ve takipsizlik kararı verdiler.

Aradan yıllar geçti. Olay günü su faturasını yapılandırmak için saat 12.30’da Derince Belediyesi’nin İSU birimine gittim. Sıramı bekliyordum. Kapının önünde arkadaşlarla sohbet ediyordum. Sonra arkadaşlarla birlikte kalkıp Postane Sokağı’na girdik. Kafamı kaldırıp bir de baktım ki Ali Haydar Bulut bana doğru gülerek geliyor. Kendisine ‘hala gülüyor musun sayın başkanım’ dedim. Benim sözlerimden sonra, ‘sana yaptıklarım az mı geldi lan’ diye karşılık verdi. Ben de bu sözüne çok içerlendim ve üzerimdeki silahı çıkartıp korkutmak için bacaklarına ateş ettim. Amacım korkutmaktı, öldürmek değil.”

İşte Burhan Çeper yaşadıklarını böyle anlattı.

Peki sizce bu olayda kim haklı?

Bence Burhan Çeper sonuna kadar haklı.

Ben Burhan Çeper’i tanımam etmem.

Ama Haydar Bulut’un ne kadar vicdansız ve egoist olduğunu bilirim.

Ayrıca artist artist hareketlerini de çok iyi bilirim.

Adamın resmen ekmeğiyle oynamış ve şimdi de cezaevinde yatmasına sebep olmuş.

Haydar Bulut biraz adam olsa zaten zamanında Burhan Çeper’in ekmeğiyle oynamış, bari cezaevinde haksız yere yatmaması için şikayetinden vazgeçme erdemliğinde bulunmalıdır.

Ama onu yapacak adamlık ve düşüncede olmaz onda.

Allah yardımcısı olsun Burhan Çeper isimli vatandaşın, daha ne diyeyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ÖZ KARSLI 2 hafta önce

ÜMİT KARDEŞ ALİ HAYDAR EFENDİ ŞEREFSİZİN ÖNDE GELENİDİR.AZ BİLE YAZMIŞSIN

Avatar
BEDİR 2 hafta önce

yazık günah ama malesef birileri kul hakkı yemeye devam ediyor.haydar bulut denen pez.... ne b.. olduğunu cümle alem biliyor.bu k... satacak kadar şerefisz bir insandır.

Avatar
HAK 2 hafta önce

ALİ HAYDAR BULUT YER YÜZÜNE GELMİŞ EN BÜYÜK O. Ç. DİR.

Avatar
T TİPİ KOĞUŞU 2 hafta önce

BURHAN KARDEŞİMİZİN SESİNE SES OLDUNUZ VE BU HADSİZ ESKİ BAŞKANA HADDİNİ BİLDİRDİNİZ.TEŞEKKÜRLER.

banner2

banner4

banner16

banner23

banner18

banner7

banner19