‘’CUMHURBAŞKANIMIZ AVRUPA'NIN YÜZÜNE AYNA TUTUYOR’’

Kartepe Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Avrupa’nın gerçekleri görmekten rahatsızlık duyduğunu dile getirdi.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Kartepe Zirvesi’nin ilki olan 15 Temmuz ve Darbeler Sempozyumu’nda ilk açılış konferansını Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Büyükelçi İbrahim Kalın verdi. Kalın, ‘’ Cumhurbaşkanımız batıya bir ayna tutuyor. Batı aynada gördüğü suretten rahatsız’’ dedi.

KALIN: DARBEYİ UZAYLILAR MI YAPTI

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ‘’15 Temmuz Darbe, Demokrasi ve Uluslararası Sistem’’ başlıklı konferansında Kartepe Zirvesi’nde bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. 15 Temmuz darbe girişimi konuşmasının devamında uluslararası sistemin tepkilerini anlattı. Kalın, “Darbenin ilk gününde dünya kamuoyundan çok ses çıkmadı. Bir iki gün sonra kınamalar geldi. Ardından bu kınamaların yanında alınan önlemlerle ilgili eleştiriler geldi. Sanki bu darbeyi uzaylılar yaptı, gözaltına alınan, yakalananlar yapmamış gibi. Fransa’da bir terör saldırısı oldu, OHAL ilan edildi. Kimse bunu eleştirmedi. Ama Türkiye’de darbe girişimine karşı ilan edilen OHAL sürekli eleştirildi’’ ifadesini kullandı.

‘’DARBE ALAŞAĞI EDİLDİ’’

‘’Darbelerle ilgili belki de en önemli almamız gereken derslerden bir tanesi, bu tür hadiselerin bu topraklarda bir daha yaşanmaması için ne yapmamız gerektiğine bugünden karar vermemiz gerekiyor’’ diyen Kalın, konuşmasına şöyle devam etti; ‘’15 Temmuz gecesi Allah'a hamd olsun ki 'Ben milletin iradesinin üstünde halkın gücünün üstünde bir güç tanımadım' diyen bir liderimiz vardı. Onun sevk ve idaresinde bu darbe al aşağı edildi. Buradan çıkarmamız gereken dersler büyük önem arz ediyor. Öncelikle milletimizin demokrasiye özgürlüğüne bağımsızlığına o gece sahip çıkması sadece o gece yapılan bir çağrıyla ilgili değildir. Bunun arkasında Türkiye'nin 15 yıllık yaşadığı dönüşüm sürecinin çok önemli halkalarından birini gördük. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın, onun bizim övgümüze ihtiyacı yok ama bir hakkın teslimi olarak bunu söylememiz lazım, 15 yıllık liderliği boyunca bu millete aşıladığı özgüven olmasaydı, diklenmeden dik duracağız demesi olmasaydı, 'Bu milletin boynunu ben hiçbir yere eğdirmeyeceğim' duygusunu vermeseydi, 15 Temmuz gecesi yüzbinlerce insan 1,5 - 2 dakikalık bir çağrıyla sokaklara dökülmez, ölümü göze alarak tanklarıan topların helikopterlerin önüne çıkmazdı." 

‘’CUMHURBAŞKANIMIZ DEVLETLE MİLLETİ KAYNAŞTIRDI’’

Yaklaşık 6 yıl sonra cumhuriyetin 100. yılının kutlanacağını belirten Kalın, önümüzdeki 100 yılın da hesabını planını yapmak zorunda olduklarını kaydetti. Dünyada dönüp duran oyunların ve planların az çok bilindiğini anlatan Kalın, "Cumhurbaşkanımızın siyasi liderliği döneminde gerçekleştirdiği en önemli devrimlerden bir tanesi, devleti ve milleti birbirine kaynaştırması aradaki mesafeyi ortadan kaldırması oldu. Devleti güçlendirirken milleti ayağa kaldıran ve bu güçlü devleti milletin hizmetine veren bir siyasi liderliklten bahsediyoruz. Devlet deyince soğuk, mesafeli tepeden bakan buyurgan kimlikten, bugün artık millete hizmet için gece gündüz çalışan, bunun idrakinde olan bir devlet var. 15 Temmuz gecesi bu devlet millet yakınlaşmasının bütünleşmesinin en somut örneklerinden bir tanesini gördük. O gün devlet millet neredeydi diye bir ayrım mümkün bile değildi. Devlet ve millet bu hainlere karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni işgal etme girişimine karşı bir kahramanlık hikayesi yazdı" diye konuştu.

‘’AVRUPANIN DEMOKRASİ STANDARTLARI’’

15 Temmuz darbe gecesinde demokrasinin beşiği olduğunu söyleyen batılı ülkelerin, açıkçası durumu izlediğini dile getiren Kalın, darbenin başarılı olması halinde destekleyeceklerini belirterek, "Burada demokrasi standartları açısında ciddi bir krizle karşı karşıyayız. Biz değil ama demokrasinin beşiği olduğunu söyleyen batı demokrasileri." dedi. 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesinden sonra batılı devletlerin darbeyi kınayan açıklamalarında bir cümleyle darbeyi kınarken 9 cümleyle her gün darbecilere karşı bu milletin, devletin aldığı tedbirleri eleştirmeye başladıklarını aktaran Kalın, Batılı ülkelerin kendi ulusal güvenliklerini sağlama, kamu düzenini kurmak için tedbir aldıklarında bu devletin doğal görevi olarak görüldüğünü, Türkiye'de aynı kanunların çıkartılıp uygulandığında bunun bir demokrasi ve insan hakları meselesi haline geldiğini vurguladı.

‘’CUMHURBAŞKANIMIZ BATIYA AYNA TUTUYOR’’

Kalın, sözlerini şöyle tamamladı; "Cumhurbaşkanımız batıya bir ayna tutuyor. Batı aynada gördüğü suretten rahatsız. O sureti düzeltme gayreti içine girmek yerine aynayı tutana saldırıyor. Hadise bu kadar basit aslında. Bizim acizane tavsiyemiz aynayı tutana saldırmak yerine aynada gördükleri sureti düzeltmeye çalışmalarıdır. Biz onlara yardımcı olmaya hazırız. Elimizden gelen gayreti gösteririz birlikte düzeltelim diye. 15 Temmuz öncesinde bir diktatörlük söylemi küresel tedavüle sokuldu. Baktığınız zaman nerede çıktı, nereden tedavüle sokuldu, nerelerde büyütüldü, derinleştirildi, nerelerde bir hikaye ve söylem haline getirildi diye baktığınızda uluslararası sistemin belli noktalarında Türkiye'nin bağımsız ve egemen bir ülke olmasından rahatsız olanların bu söylemi güçlendirdiğini ve tedavüle soktuğunu çok açık bir şekilde gördük. Neden diktatörlük söylemi, geriye dönüp 15 Temmuz'dan iki üç yıl öncesine bakın. Diktatörlük söyleminin amacı 15 Temmuz darbesine bir meşruiyet zemini hazırlamaktı. Yani darbe başarılı olsaydı, çıkıp diyeceklerdi ki, 'Ya tamam darbeler kötüdür, demokrasi iyidir ama Türkiye'de bir diktatör vardı onu devirmek için biz bu darbeyi yapmak zorunda kaldık.' Diktatörlük söyleminin uluslararası sistem içindeki işlevi bu oldu."

Haberler