İNTİHAR ÇÖZÜM DEĞİL! YALNIZ DEĞİLSİNİZ!

Özel Körfez Marmara Hastanesi ve Özel Derince Marmara Tıp Merkezi psikologu Özge Çetinkaya, 10 Eylül Dünya İntiharı Önleme Günü sebebiyle bir konunun ciddiyetini vurguladı.

“Her birey günlük yaşantısında çeşitli olaylar deneyimlemektedir. Bunların bazısı birey üzerinde olumlu etki bırakırken bazısı da olumsuz etki yaratabilmekte ve hatta yıkıcı etkiye sahip olabilmektedir. Yıkıcı etkiye sahip, travmatik olaylar içinde doğal afetler, savaşlar, taciz vakaları, duygusal ve fiziksel şiddet, kayıp, işsizlik, göç, ihmal, ailesel, ilişkisel ve ekonomik sorunlar ve ölüm gibi durumlar başı çekmektedir. Bu tarz travmatik olaylar birey üzerinde fiziksel, psikolojik ve bilişsel birtakım olumsuz etkiler bırakırken, bu durum yaşanan olayların büyüklüğüne bağlı olarak kısa ve uzun süreli devam edebilmektedir.

Kimi bireyler bu tür olumsuz etkilerin üstesinden gelebilmek için çaba harcarken, kimileri zorlanmakta ve baş etmede yetersiz kalmaktadır. Bu ise zamanla kişinin ruh ve beden sağlığını olumsuz yönde etkilemekte ve bazı rahatsızlıkların ortaya çıkmasında rol oynamaktadır. Fiziksel olarak kalp ve damar rahatsızlıkları, şeker(diyabet), tansiyon, mide rahatsızlıkları gibi birtakım hastalıklar oluşabilirken, psikolojik olarak travmaya bağlı stres, anksiyete, depresyon, akut stres bozukluğu, cinsel işlev bozuklukları, madde bağımlılığı, intihar eğilimi gibi birtakım psikolojik bozukluklar görülmektedir.

Bazen her şey üst üste gelir ve çaresiz hissedersiniz. Hatta insanlar yaşamlarına son vermeyi bile düşünebilir. Ama unutmayın: Yalnız ve çaresiz değilsiniz.

10 Eylül Dünya İntiharı Önleme günü, tüm dünyada insan hayatını tehdit eden ve toplumu olumsuz etkileyen intihar olgusu hakkında farkındalık yaratmak ve intihar eğilimi olan kişilerin yardım almalarını kolaylaştırmak amacıyla düzenlenmekte olup büyük önem taşımaktadır.
İntihar, kişinin üstesinden gelinemeyen duyguları düzenlemek, hissettikleri yoğun acıyı dindirmek için kendisinin ölümüne yol açma eylemi olarak tanımlanabilir. İntiharın çekiciliği; katlanılamayan, baş edilemeyen duygulara en sonunda son verecek olmasıdır. Aslında o an yaşanan yoğun duygusal stresin insanların gözlerini kör edip, alternatif çözümler üretememesine sebep olur.

İntihar önlenebilir mi? Evet, önlenebilir. Bu tip bir durumla karşılaştığımızda bizim genel yaklaşımımız intihar davranışını sergilemiş ve sağlığı iyi olan insanlar ile konuştuğumuzda paylaştıkları sosyal yaşamda, aile hayatlarında ya da iş yaşamın da bazı problemler yaşayan ve bu problemlerin üstesinden gelemeyen insanların intiharı bir çözüm olarak gördüğünü fark ediyoruz. Aslında ortaya konan sorunlar çözümlenmeyecek sorunlar değil. Bu kişi ile karşılaştığımızda önce onu güvence altına alıp, yaşadığı sorunları çözülebilir olduğunu gösterip ve yaşadığı o depresif durumun bir sonucu olduğu, kendini çaresiz ya da çözümsüz hissettiği aslında her şeyin bir çözümü olabileceğini iletip, çeşitli çözüm noktalarını nasıl oluşturabiliriz birlikte bakıyoruz.

Sizde bir birey olarak farkındalık yaratabilirsiniz. Toplumun birer üyesi olarak bizlerin de intihar riski taşıyan bireylerle karşılaştığımızda, onlara ulaşmak için ayıracağımız bir dakikanın bile o kişinin hayatının gidişatını değiştirebileceğini unutmamamız gerekir. İntihar düşüncelerini dile getiren birey size yardım çağrısında bulunuyor olabilir ve bu sebeple kesinlikle göz ardı edilmemelidir.”

Haberler