Sağlık, dünya hayatında Allah'ın, Rahman sıfatının tecellisi olarak herkese verdiği en büyük nimetlerden biridir.

İslâmiyet'in hedef olarak gösterdiği dünya ve âhiret saadeti, onun bir bütün hâlinde yaşanmasıyla mümkündür. Bundan dolayı dinimiz, insan unsurunun vazgeçilmez ihtiyaçlarından olan tıp alanına gereken alâkayı göstermiş ve gereken değeri vermiştir. Peygamberimiz (S.A.V.), sadece dinî hükümleri öğretmek için gönderilmiş olmayıp dünyevî konularda, dolayısıyla tıp konusunda da en güzel örnektir. Peygamberimizin tıbbî emir, tavsiye ve tatbikatlarına İslâm literatüründe "Tıbb-ı Nebevî" denmektedir.

Bugünkü modern tıp, yüzyıllar boyunca toplanan bilgi ve buluşların sürekli bir değişim ve gelişim göstermesiyle, gözlem ve tecrübelere dayanarak meydana gelmiştir. Mikroskopların ve laboratuarların rüyasının bile görülmediği 14 asır önce, Yüce Peygamberimiz'in tıp hususunda yaptığı uygulamalar ve söylediği sözler, modern hekimliğin ancak son birkaç yüzyılda ulaşabildiği bilgi düsturlarıdır. Bunların her biri, Tıp Fakülteleri'nin kapılarına altın harflerle yazılacak niteliktedir.

Sağlık nedir?

Sağlık; sadece bireyin vücudunda hastalık ve sakatlığın olmayışını değil, kişinin bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasını ifade etmektedir.

Sağlık, Mutlu bir hayatın en önemli şartlarındandır. Sağlık olmadan, ne başarı ne zenginlik ne de güç hiçbir işe yaramaz. Sağlık, tüm insanlar için en önemli zenginlik olarak kabul edilmiştir.

Sağlık hayatımız en önemli olan nimetlerin başında gelmektedir. Eğer bedenimiz sağlıklı değilse yaşantımız bizim için ızdıraba dönüşmektedir. Günlük işlerimize engel olmakta büyük zorluklara neden olmaktadır. Zamanın bütün zenginliklerine ve Osmanlı İmparatorluğunun tahtına sahip olan Kanuni Sultan Süleyman; sağlığın elde edilen tüm nimet ve zenginliklerden daha üstün olduğunu çok anlamlı bir şiirle getirmiştir, “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.” . Gerçekten de sağlık mutlu bir hayatın parçasıdır.

Çağımızın hastalıklarından biri de obezitedir. Obezite vücutta aşırı yağ artımıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, çevresel etkilerle tetiklenen genetik zeminli kronik bir hastalıktır. Günümüz insanları dengesiz ve sağlıksız beslenmeden dolayı şişmanlık hastalığına yakalanıyor. Biz soframızın ne kadar kalabalık ve çeşidi bol olursa kendimizi bir başka hissediyoruz. Hal bu ki soframızın zenginliği değil yediğimizin gıdaların içeriği önemli, aldığımız kalori çok önemlidir. Eski insanlar çok yemek yemeyi güç ve kuvvet için yaparlardı, bedenen çalışıp yediklerini yakarlardı. Teknolojinin gelişmesiyle artık insanlar oturdukları yerde bedenin yorulmadan bir işlerini yapıyorlar. Dolaysıyla vücut hareketsiz kalıyor, bunun yanı sıra aşrı yemek ve sağlıksız gıdalarla kendimize kötülükler yapıyoruz. Peygamberimiz her konuda insanoğluna örnek olmuştur. Yaşantısıyla ve sözleriyle insanlara orta yolu göstermiştir. Beslenme hususunda da insanlığa güzel öğütler vermiştir.

Günümüzde obezite olarak adlandırılan şişmanlık bir hastalık olarak ele alınmış, bunun temel sebebi ise bilinçsizce yapılan yemek tüketimi olduğu vurgulanmıştır.. Müslüman’a yakışan ise, her işinde olduğu gibi yemede de orta yolu tutmaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “İnsanoğlu karnından daha zararlı bir kap doldurmamıştır” buyurarak konumuzu ne güzelde izah etmektedir. Midemizi üç bölüme ayırmalı, üçte birini yemeğe, üçte birini içmeğe, diğer üçte birini havaya ayırmalıyız. İslam Dininin de yemek adabı bu şekildedir.

Yetersiz beslenme zararlı olduğu gibi aşırı yemek de birçok rahatsızlığı beraberinde getirmektedir. Peygamberimiz (S.A.V.) de konuyla ilgili olarak, "İnsanoğlunun midesini doldurmasından daha zararlı bir şey yoktur. Kişiye belini doğrultacak kadar yemek yeter." buyurarak çok yemekten sakındırıp, dengeli beslenmeyi tavsiye etmiştir.

Yüce Rabbimizde Kur’an ı Kerimde, “Yiyiniz, İçiniz ama israf etmeyiniz” buyurarak, yeme ve içmede dengeli olmamız gerekliliği üzerinde durmuş, aşırı yemek suretiyle israf yasaklanmıştır.

Yazımı Peygamberimin şu uyarıcı mübarek nasihatleriyle bitireyim,

"Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini biliniz:

 Hastalık gelmeden önce sıhhatin,

 Yaşlılık gelmeden önce gençliğin,

 Fakirlik gelmeden önce zenginliğin,

 Meşguliyet gelmeden önce boş vaktin,

 Ölüm gelmeden önce dünya hayatının kıymetini biliniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7