Yüce Allah, dünyayı en güzel bir şekilde, her şeyi yerli yerinde yaratmıştır. İnsanın rahat etmesi için her şey mükemmel bir şekilde dizayn etmiş, dünyadaki canlı-cansız varlıklar insanın istifadesine sunulmuştur. 
İnsanında görevi Yüce Allah’ın vermiş olduğu bu eşsiz nimetin ve güzelliklerin kıymetini bilmesi ve onu en güzel bir şekilde koruması ve değerlendirmesidir. Yüce Dinimiz çevrenin korunması, çevre temizliği üzerinde önemle durmuştur. 
Nitekim, dinin direği olarak kabul edilen namazın kabul edilmesi için, namaz kılanın ve namaz kılınan yerin temiz hale getirilmesi farzının ortaya konulması dinimizin bu konuya verdiği önemi açıkça göstermektedir. 
İnsan sadece kişisel temizlikle yetinmemeli, toplumun ortak kullanım alanları olan cami, hastane, okul, kamu alanları, yol ve çeşme gibi yerlerin temizliğine de çok özen göstermelidir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmaktadır. Allah temizdir temiz olanları sever. 
Gelişen yaşam şartlarında, çağın getirdiği stresten kurtulmak için mesire yerlerine gitmek, temiz hava almak, dinlenmek biri ihtiyaç haline gelmiştir. Hal böyle olunca topyekun çevre temizliği daha da önem arz kazanmaktadır. İnsanların dinlendiği yerlerin temiz tutulması, buraların iyice korunması konusunda Hz. Peygamber şöyle buyurmaktadır. “Lanete uğramış olmaktan sakının. Ashap; Bunlar kimlerdir diye sorunca “Halkın gelip geçtiği yola, gölgelendiği yerlere abdest bozanlar ve çöplerini atanlardır. 
Her konuda iyi davranmayı emreden dinimiz, başkasına rahatsızlık veren şeylerinde ortadan kaldırılmasını emretmektedir. İnsanlara eziyet verici şeyleri yoldan kaldırmayı sadaka sayan bir dinin üyeleri olarak, Yaşam alanlarına çöp atmak, tükürmek, balgam atmak, insanlara eziyet verici şeyleri ortaya atmak bize hiç yakışmayan davranışlardır. Çünkü yaşadığımız yerde insanları rahatsız etmemiz onların hakkını ihlal etmemiz anlamına gelmektedir. Kul hakkı ise ancak hak yenilen kulların helal etmesiyle mümkündür.
Günümüzde, çevre kirliliğinden dolayı bozulan ekolojik dengenin bir sonucu olarak iklimlerin değiştiğini, özellikle çevre felaketlerinin yaşandığını görmekteyiz. Bu sebeple çevre temizliği günümüzde daha önem arz etmektedir. Bütün toplumlar kendilerine düşen vazifeleri yerine getirmeleriyle güzel bir Dünya hayatı bizi beklemektedir. Yoksa yaşanılacak olan sıkıntıların bizlerin eliyle meydana getirileceği unutulmamalıdır.
Çevreye duyarlı olmak, yeşili ve ağacı sevmek inansı ve İslam’ı bir görevdir. Peygamberimiz, kıyametin koptuğunu görseniz elinizde ki fidanı toprağa dikin buyurarak dinimizin bu konuda ne kadar hassan olduğunu göstermektedir. Ülkemizde son günlerde meydana gelen gösterilerde yaşanan hadiseler güya ağaçları korumaktı ama yapılan olaylar baktığımızda görüyoruz ki sokaklar savaş alanına dönmüş, çevre tarumar edilmiş, ağaçlar yerinden sökülmüş, her taraf yakılmış yıkılmış böyle çevrecilik olmaz böyle ağaç korunmaz, insanların malına mülküne zarar vermekle çevrecilik olmaz, sokağa dikilen aydınlatma lambalarının ne suçu vardı, ulaşım araçlarının ne sucu vardı, kaldırım taşların en sucu vardı, esnafın dokunulmaz olan malının ne sucu vardı.
Bunların hepsi kamu malıdır, kamunun yararına sunulmuş ve insanların rahatı için yapılmıştır. 
Bu kırılan yakılan her şeyin bir kul hakkı olduğunu hatırlatır ve kul hakkını Allah’ın affetmeyeceğini bilinmesini isterim.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7