Sevgili okurlarım; bu hafta sizlere herkesin yapmayı düşündüğü, hayal ettiği, özel ya da nesnel maddi yahut manevi zincirlerin neden kırılması gerektiğini anlatmak  istiyorum.
Öncelikle hayal ederek başlayalım. 
Bir koşu maratonu düşünün koşuyorsunuz, koşuyorsunuz… fakat final yok. 
Hırsla komaya devam ediyorsunuz işte hedef orada bitiş çizgisi tamda orada derken bir alkış, kıyamet konfetiler havada uçuşuyor. 
Birinciliği kaybetmişiniz. 
O anki duygunuzu düşünün. Yenilmenin verdiği mutsuzluk, daha iyi koşmamanızın verdiği suçluluk ve gözlerinizin rakipleri görmeyecek kadar kör oluşu canınızı yakardı değil mi?
İşte hayatımızın merkezi haline gelen hayal de tam da böyle değil midir? Tıpkı bir maraton. Başarıya ulaşmayı her daim isteriz, gözümüzün nice körlükleri de bundan değil midir? İnsanlar isteklerinin karşılıklarını aldıkları zaman daha daha mutlu olurlar. 
İsteklerimiz gerçekleşmediği takdirde beklenen son mutsuz oluruz. 
Demek ki yaşamlarımıza vermek istediğimiz renk diğer renklere göre bedeli büyük olacak olsa da yine de bir renk oluyor.
Bahsettiğim bu renkler para hırsı, maneviyat değerlerimiz, duygusal bağlarımız olarak geçiyor. 
Kısacası hayatımızın her noktasında olan yaşam tablomuzda bu tabloyu çizerken bazen isteklerimizi, ihtiyaçlarımıza yakın tutup attığımız adımları görmeyerek değil görerek atalım ki doyumsuzluğumuzun altında ezilmeyelim.
Bir de duygusal hislerimiz yüzünden aşamadığımız yaşam tarzımız var tabi. 
Duygusal yönden düşünmek bana göre duygusal insanların en belirgin yönlerinden biri de gerçek dışı bir dünyayı yapma istekleridir. 
Gerçekler ile hayal arasındaki bağ son derece zayıftır. 
Bu zayıflıktan etkilenen en zayıf halka da bizler olmuşuzdur her zaman. 
Çünkü aklın ve mantığın yerini duygular, gerçeklerin yerini ise hayal ve kuruntular almıştır. Duygusal kişilerin durumunu televizyon karşısında film seyreden bir kişinin ağlamasına benzetmişimdir hep. 
Yani kısacası, “sen elmayı seviyorsun diye elmada seni sevmek zorunda değil” diye sonlandırıyorum yazdıklarımı.
Anlayacağınız sevgili okurlarım kırın düşünce ile hayal arasında beslenmiş olumsuzluklarla kalıplaşmış zincirlerinizi…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7