banner38

Keser döner sap döner Ali Şahinli

Ümit RENDE'nin yazısı

Bugün bu sözü fazlasıyla hak eden ve bu söze gelen birinden bahsedeceğim.

Aslında kaleme alınacak bir adam değil ama ben size bu zatın ne mal olduğunu en ince ayrıntısına kadar anlatmak istiyorum.

Bahsettiğim kişi emniyet teşkilatından…

Polislerin bile neredeyse yüzde 99’unun sevdiği bir isim.

Ali Şahinli.

Siz değerli okuyucularımın affına sığınarak şunu belirtmek isterim ki; bu zat hakkında yazımı yazarken ağzımı biraz bozacağım ve kimse kusura bakasın lütfen.

Çünkü ben onun yüzünden çok büyük bir haksızlığa uğramıştım zamanında.

2007 yılında askerden gelip muhabirlikte yeni sayılırdım.

Derince ilçesinde görev yapıyordum.

O zamanlarda Gebze İlçe Emniyet Müdürlüğü görevinden İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Şube Müdürlüğü görevine Ali Şahinli getirilmişti.

O zaman makama giderek haberini yapmıştım.

Ancak hangi polise sorduysam yaramaz adam demişlerdi.

Düşünün polis memurları kendi müdürleri hakkında bunu rahatça söyleyebiliyorlardı.

O zaman anlamıştım Ali Şahinli’nin adam olmadığını.

Aradan zaman geçti ve haberlerde sık sık karşılaştığım Ali Şahinli bana çok yakınlık gösterdi.

(Ben nerden bileyim fesat bir insan olduğunu.)

2009 yılında Derince’de iki grup arasında çatışma olmuş ve guruplardan birini tanıdığım için telefon dinlemesine takılmıştım.

Tabi telefon dinlemesinde en ufak suç işleyecek durum yoktu.

İki grup çatışmış ve masum bir kadın öldürülmüştü.

Beni de tanıdığım guruptan bir büyüğüm arayarak olayı sordu ben de ona gazeteci olarak anlattım.

Hepsi bu.

Ama Ali Şahinli bana dost canlısı gibi gözükerek çeteye taktırdı.

Bir baktım bir gün saat 06:00 sıralarında evimi polis bastı.

Ne olduğunu anlamadım.

Çünkü hayatımda hiç evime polis gelmemişti.

Apar topar beni KOM’a yani (Kaçakçılık Şube Müdürlüğüne) götürdüler.

Elim kelepçeli ve içeri girdiğimde Ali Şahinli’yi gördüm, ‘Müdürüm ne oluyor’ dedim.

Hemen polislere ‘Atın bunu nezarete’ demez mi?

Kendi kendime sordum, ‘Yahu ben neden buradayım ve bu adam bana neden bu şekilde davranıyor’ diye.

Gerçekten oraya neden götürüldüğümü bilmiyordum.

Sonra öğrendim ki bizi çeteye taktılar.

Sonra nezarette geçmez saatlerim başladı.

Tam dört gün yerde, betonda yatırdılar beni.

Tam dört gün.

İlk gece hastalandım (çünkü alışık bir insan değildim)

Polis memurunu çağırdım hastaneye götürülmemi istedim.

O zaman hiç unutmuyorum polis memuru, Ali Şahinli’nin yaveri Resul Delice beni Derince Devlet Hastanesi’ne götürdü.

Hastaneye öksürük içinde gittim ve doktor benim serum yemem gerektiğini ve 3-4 saat yatmam gerektiğini söyledi.

Bunun üzerine Polis Resul ‘iğne vur gönder biz o kadar bekleyemeyiz’ dedi.

Doktor da ‘Çok hasta sorumluluğunu alıyorsanız götürün’ dedi.

Polis Resul ‘tamam tamam serumu vur napalım’ dedi.

Ben de sevindim.

Çünkü doktor doğru karar verdi.

İt gibi öksürüyordum. Yatağa yatınca oh be dedim.

Doktor 3-4 saatte bitecek şekilde serumu ayarlayıp gitti.

Bi baktım Polis Resul serumun ayarını en hızlı ayara çevirip 20 dakikada bitirtti.

Ne yapıyorsun dedim, o da bana ‘Sus lan seni mi bekleyeceğiz’ dedi.

Sonra beni yatırmadan hemen KOM’a geri götürdü. (Tabi iyileşmeden.)

Düşünün şüpheli olarak alınmışım, suçum ispatlanmamış ama bunlar suçludan daha beter bir muamele yaptılar.

Nezarette 4 gün yattıktan sonra Savcı’ya dahi çıkmadan serbest bırakıldım.

Zaten suçumun olmadığını çok iyi biliyordum.

Ama o üniformayı giyen Ali Şahinli ile Resul Delice kanuna göre hareket etmekten ziyade herkese yaptıkları zulmü bana da uyguladılar.

O olaydan sonra diğer tanıdığım polis abilerime bu iki şerefsiz yüzünden polislere güvenimin azaldığını ve sevgimin de bittiğini söyledim.

Ama hangi polis abime ve tanıdığıma söylediysem, hep aynı cevabı aldım, ‘Ümit onları zaten bizde sevmiyoruz. Sen öyle düşünme’ dedi.

Sonra baktım doğru söylüyorlar.

Çünkü ben halen çok sayıda emniyet müdürü, polis memuru arkadaşım ve abilerimle görüşürüm, genel olarak yargılamamam gerekir diye düşündüm.

Sadece onları Allah’a havale ettim.

Ve havale ettiğim o günden sonra adalet bugün tecelli etti.

Bu iki şerefsiz ve polis teşkilatının yüz karası tutuklandılar.

Hem de Fetö’den dolayı.

Yani vatan hainliğinden ötürü tutuklandılar.

Şimdi cezaevine gönderildiler.

Bunlar maalesef giydikleri üniformanın üzerindeki özel amblemi dahi çözemediler.

Polis kıyafeti askerden veya başka kolluk kuvvetinden farklıdır.

Çünkü hem kalbinin üzerinde, hem de şapkalarında amblemlerinin içinde ay yıldızlı bayrağımızın simgesi vardır.

Yani vatanına milletine bağlığını gösterir.

Ancak bu tip haysiyetsizler onun bile bilincinde olmadan o üniformayı kirleten nankörlerdir.

Dediğim gibi ağzımı bozuyorum ama bana eminim Ali Şahinli’yi tanıyan herkes hak verecektir.

Kendi meslektaşları dahil.

Çünkü hiçbir meslektaşı dahi onun tutuklanmasına üzülmemiştir.

Bunu çok iyi biliyorum.

Çünkü onun gibi .. daha yer yüzüne gelmemiştir.

Kısacası Ali Şahinli ne ekersen onu biçersin, şimdi cezaevinde seni bugüne kadar haksız yere zulüm yaptığın mahkumlar en iyi şekilde karşılayacaklardır merak etme!!!

Polis teşkilatı senin gibi bir pislikten kurtulduğu için eminim eski itibarına kavuşacaktır.

Çünkü polis teşkilatının Kocaeli’de itibarını düşüren en baştaki isim hep sen olmuşsundur.

Yaverinle birlikte bol bol volta atar eski günlerini yad edersin artık. 

Bu yazımı da sana mektupla yollarım merak etme haysiyetsiz herif.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner23

banner5

banner35

banner21

banner7

banner17

banner18