Gün, günah keçisi arama günü değildir

15 Temmuz hakkında çok şey yazıldı çizildi.

Bundan böyle de devam edecek yazılıp çizilenler.

Öylesine hain, öylesine Vatan-Millet düşmanının bir araya geldiği iç ve dış mihraklar öylesine büyük bir namussuzluk, şerefsizlik ve hainlik içinde bir istila girişiminde bulundu ki; bunu kimse yazmakla çizmekle bitiremez.

Dün akşam 15 Temmuz’ un kahramanlarından Binbaşı Barış Dededağı’nı Beyaz TV’ deki canlı yayınlanan programında saatlerce izledim.

İlk kez yayınlanan video görüntülerini izlerken kanım dondu adeta.

Bu kadar hainin bir araya geldiği, hainliğini gizlemek için yine hain arkadaşına kelepçe takan, sonra aynı hainlerden olduğu anlaşılınca ellerine kelepçe takılırken kelepçeyi bir astsubayın değil rütbeli subayın takmasını isteyecek kadar küstah, pervasız, bencil, egosu tavan yapmış şerefsizlere ilk kez tanık oldum.

Karargâha girerken düne kadar yüz yüze baktığı, yan yana olduğu silah arkadaşına 150’nin üzerinde mermi sıkana vatan haini demek bile hafif kalıyor lisanımda lakin terbiyemi aşmamak için başka cümle sarf edemiyorum maalesef.

O görüntüleri izlerken yaşadığımız büyük isyan girişiminin boyutlarını anlamanın yanı sıra halen içimizde olan, kendini gizlemek için her türlü rezilliği yapacak kadar şeref yoksunu şahsiyetleri düşündüm bir an.

İnsanlara güvenim müthiş akamete uğradı.

Güne başladığımda etrafımda bulunan insanları yeniden çek etme ihtiyacı hissettim.

Ve hem iktidarı elinde bulunduranların hem de Sayın Cumhurbaşkan’ımızın hali ruhaniyetini daha iyi anladım.

Biliyorsun ama hızlı hareket edemiyorsun.

Kongre sürecini bekliyorsun.

Seçimleri bekliyorsun.

Neden?

O kadar namert bir güruhla karşı karşıyasın ki; attığın bir yanlış adım hem partini hem de ülkeyi büyük bir badirenin içine sokabilir.

Ekonomini daha da zor duruma sokabilir.

Yatırımlarını ve dış sermaye akışını engelleyebilir.

Güven endeksini alaşağı edebilir.

Bunu bekleyen dış güçlere müthiş bir malzeme vermiş olursun ki; bu da memleket için beklenmedik endikasyonlara sebep olabilir.

Partiyi ikiye bölebilir.

Ve daha onlarca acaba!

Üstadın dediği gibi; Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

Hatta kartal değil leş kargaları, akbaba olarak bunu yeniden tanzim etsek yeridir diye düşünüyorum.

Bu kadar leş kargaları ve akbabaların olduğu siyasi arenada Allah ülkeyi yönetenlere güç ve kuvvet versin diyerek dua etmek yapabileceğimiz en hayırlı işlerden biridir.

Zamanın Deccali Fetö kahpesinin bu ülkeye yaptığını hiçbir şer güç yapmamıştır.

Kendi ifadesi ile 50 yıl bekledikleri, başaramadıkları takdirde 50 yıl daha beklemek zorunda olduklarını ama buna ömrünün kâfi gelmeyeceğini ağzından salyalar akıtarak ifade etmesi her şeyin özetidir aslında.

Kimse ama hiç kimse bu zalim deccal’ in her planını bu iktidar döneminde planladığını, diğer iktidarlar döneminde yerinde oturup Allah rızası için çalışmalar yaptığını ifade etme hakkı yoktur.

Ecevit döneminde ona destek vermiş ve kadrolaşmıştır.

Demirel döneminde ona destek vermiş ve kadrolaşmıştır.

Ak Parti döneminde de içeri sızmayı başararak bir müddet kendisini gizlemeyi başarmış lakin Devlet kadrolarına sızmalar yaptığı, hatta önemli kurumları ele geçirmeye başladığı anlaşıldığında MGK kararlarına geçecek kadar üzerine gidildiği ve (MİT tırları gibi) son eylemlerinden sonra Devleti işgal etme planlarını devreye soktuğu net olarak görüldüğünde kararlı bir şekilde üzerlerine gidilmiştir.

Kahpe içeriden olunca kapı kilit tutmaz!

FETÖ uzantılarının devletten temizlenmesi süreci de devam ediyor.

Devam etmelidir de.

Ak Parti hata yapmış mıdır? Elbette yapmıştır.

Gün, günah keçisi arama günü değildir.

Her dönemde kadrolaşmayı, kendisini gizlemeyi başarmış, dış güçler tarafından desteklenmiş bu ihanet şebekesinin topyekûn tehdit olmaktan çıkarılması için herkesin Devlet’ ine ve Adalet sistemine bu musibetten kurtulmak için destek vererek manipülasyonlara karşı dikkatli olması gerekmektedir.

Adalet için yürüyebiliriz hatta koşabiliriz de lakin kimin adaleti için mücadele ettiğimizi iyi bilmemiz, gelişmelere seyirci kalmak yerine derinini irdeleyebilecek akli meleklerimizi harekete geçirmeliyiz.

Ve hatta seyretme zamanı bulamayanlar kimin kim için mücadele ettiğini daha iyi görebilmek maksadıyla zahmet edip Beyaz TV’ de dün akşam yayınlandığını ifade ettiğim Binbaşı Barış Dededağı’ nın videosunu ne yapıp yapıp baştan sona kadar, hiç sıkılmadan seyretmelerini tavsiye ederim.

Bu vesile ile 15 Temmuz ve tüm şehitlerimizi Rahmet ve minnet ile anıyorum.

Gazilerimize acil şifalar diliyorum.

Allah c.c Hazretlerine bir daha Türkiye’mize bu tür acıları, işgal girişimlerini yaşatmaya çalışacak şer güçlere fırsat vermemesi için dua ve niyazda bulunuyorum.

Bu zorlu günlerde Devletin bekası için tam desteğini veren tüm liderlerimize de şükranlarımı arz ediyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Kalın sağlıcakla.