Mekkeli müşrikler, İslam’ın yayılmasını önlemek için Müslümanlara her türlü zulüm ve şiddeti reva görüyorlardı.
Miladi 617 yılında Müslümanlarla bütün ilişkileri keserek onlara karşı boykot uygulamaya başladılar. Pek çok acı ve eziyetle üç yıl devam eden boykot yeni sona ermişti ki bu seferde Resulullah Efendimiz (s.a.s), önce amcası Ebu Talib’i, üç gün sonra da eşi Hz. Hatice’yi kaybetti. Bunu fırsat bilen müşrikler, Peygamberimize reva gördükleri eza ve cefayı daha da artırdılar. Bütün bunlardan fazlasıyla müteessir olan Allah Resulü, İslam’ı anlatmak için Taif’e gitti. Ancak orada da hakarete uğradı, alaya alındı. Hatta taşlandı, mübarek ayakları kana bulandı. 
İşte böylesine sıkıntılı bir süreçte, Medine’ye hicretten bir buçuk yıl önce İsra ve Miraç olayı gerçekleşti
Birçok ilahi sırrı ve hikmeti bünyesinde barındıran İsra ve Miraç mucizesi, Kur’an-ı Kerim’de haber verilmekte, Hadis-i Şeriflerde ise ayrıntılı olarak anlatılmaktadır. Yüce Rabbimiz, İsrâ suresinin ilk ayetlerinde bu mukaddes yolculuğu şöyle dile getirir:
“Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulu Muhammed’i bir gece Mescid-i Haram'dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Yaşanan onca acı olaydan sonra gerçekleşen İsra ve Miraç ile Rabbimiz, Resulünü ve müminleri hem teselli etmiş hem de ödüllendirmiştir. Bu olay, müminlere her zorluktan sonra bir kolaylığın, her üzüntüden sonra bir sevincin olacağını müjdelemektedir.
Yüce Allah’ın Peygamberimize lütfettiği bu eşsiz mucize, aynı zamanda insanın önüne açılan sınırsız yükselme imkanına işaret eder. Zira Miraç anında farz kılınan beş vakit namazla Müslüman, günde beş kez Rabbinin huzuruna çıkmaktadır. O, namaz sayesinde Rabbi katında sürekli yükselmekte, böylece namaz onun mirâcına dönüşmektedir.
Mirac’da Allah’tan başkasına kulluk etmeyenlerin günahlarının bağışlanacağı müjdelenmiştir. Bakara Suresi’nin son iki ayeti de Efendimize bu gece hediye edilmiştir. Biz müminler, her gün yatsı namazından sonra bu ayetleri okur, Rabbimize dua eder, teslimiyetimizi dile getiririz.
Miraç kandili müminler için af, mağfiret ve ilahi rahmete kavuşabilmenin bir vesilesidir. Bu gece, toplumda birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularının en yoğun şekilde yaşandığı, insanların birbirleriyle kaynaştığı, kırgınlıkların, dargınlıkların sona erdiği bir gecedir. Bu gece, gönüllerin alındığı, fakir fukaranın hatırlandığı, sevgi ve hoşgörünün arttığı müstesna bir zaman dilimidir.
Öyleyse geliniz, bu geceyi en kazançlı şekilde değerlendirmek için elimizden gelen gayreti gösterelim. Bu gece, fâni dünyadaki varlığımızı ve gidişatımızı bir kez daha gözden geçirelim. Nefsimizle, günahlarımızla, yanlışlarımızla yüzleşelim. Gönlümüzün derinliklerinden süzülen nedamet ve tövbe ile Rabbimize iltica edelim.
Bu duygularla, önümüzdeki Çarşambayı Perşembeye bağlayan gece idrak edeceğimiz Miraç Kandilinin aziz milletimiz, âlem-i İslam ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenâb-ı Hak’tan niyaz ediyorum.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7