Hafta sonunu gerçekten çok moralsiz, üzüntülü ve acılı bir şekilde geçirdik.

Kayseri’de yaşanan alçak saldırıda şehit olan askerlerimizin ikisinin ilimizde ikamet etmesi ve cenazelerinin ilimizde kılınması üzüntümüzü ikiye katladı.

İki şehidimiz, aslan parçamız AldulSamet Özen ile Raşit Yücel’i son yolculuklarına uğurladık.

Makamların en yücesi kuşkusuz Peygamberlik, ondan sonra en yücesi kuşkusuz şehitlik makamıdır.

İnanıyorum ki; Samet ve Raşit kardeşimiz de o şehadet makamına ulaşmış olanlardandır.

Her terör saldırasında her şehit verdiğimiz gün de yapılanlar, söylenenler hep aynı!!!

Peki bu nereye kadar gidecek?

Tarihteki en etkili Afroamerikanlardan biri olan Malcolm x diyor ki; “Harekete geçilmediği sürece, şiddeti dua ederek durduramazsınız.”

Gerçekten çok doğru bir söz.

Hele hele ülkemizde yaşananlardan sonra ortaya çıkan en etkili söz.

Her hafta neredeyse bir ilde canlı bomba patlıyor ve onlarca şehit veriyoruz.

Sonra ne yapıyoruz? Şehitlerimize dua, teröristlere ise beddua ediyoruz.

Ama bu bir daha şehit vermememizi sağlamıyor.

Daha önce ki köşe yazılarımda da belirttim; Terör dünyanın hiçbir yerinde yüzde yüz bitirilebilen bir örgüt değildir.

Bugün en güvenilir ülkelerde dahi bizim gibi haftada bir olmasa da yılda bir veya beş yılda bir de olsa terör saldırısı oluyor.

Bunun önüne kimse geçemiyor.

Ama istediğimiz bu kadar sık ve bu kadar fazla şehit vermememiz.

Gönül ister ki hiç şehit vermeyelim ama artık gidişata baktığımız zaman ayda bir tane şehit vermesek şükreder hale geldik.

Peki bu kadar şehit neden veriyoruz ve neden bu canlı bombaların önüne geçemiyoruz?

Benim gördüğüm en büyük neden güvenlik zafiyeti..!

Bakın geçen hafta İstanbul’da Beşiktaş Arene’da canlı bomba patlatıldı ve 44 kişi şehit oldu.

O patlamadan bir gün önce 81 ilde eş zamanlı huzur operasyonu yapıldı.

Ben de o gece Sapanca’ya gitmiştim.

Giderken 3 polis noktası, dönerken ise 4 polis noktasına denk geldim.

Ama ne beni durdurdular, ne de başka arabayı.

Polislerimiz ısınmak için elleri cebine koymuş arabalar geçiyor sadece bakıyorlar.

İşte bu yüzden canlı bomba yüklü araçta taaa Diyarbakır’ndan, Antep’ten veya farklı bir ilden İstanbu’a kadar rahat bir şekilde gidebiliyor.

İstanbul’da patlayan canlı bombalı araç ilimizden de geçti.

Ama bunu güvenlik güçleri fark etmedi.

İstihbarat birimlerimiz engelleyemedi.

Bunları yazmak zorundayım.

Çünkü ateş sadece düştüğü yeri yakıyor.

Biz hafta sonunu kötü geçirdik ama yeni haftaya nasıl gireceğiz?

Şehitlerimizin cenazelerine katılan protokol ziyaretçi kabul edip açılışlara katılıp basına boy boy poz verecek, ticaret yapanlar bankalara gidip ödemelerini yapacak, diğer kesim ise işine gidip gelecek. Aksam ise alışveriş merkezlerinde boş vaktimizi değerlendireceğiz.

Peki şehit olan askerlerimizin ailesi?

Acıyı sadece onlar çekecek.

Öyle bıçak kemiğe dayandı, işte son terörist ölene kadar mücadelemiz sürecek söylemlerine artık kimse inanmıyor.

İstanbul’da bomba patlıyor aynı söylemler, sonra bir hafta sonra en güvenilir şehirlerimizden huzur şehri Kayseri’de canlı bomba patlıyor.

Hani istihbarat, nerede?

Bu işin sonu nereye varacak bilmiyorum ama tek istediğimiz artık şehit vermeyelim, genç kardeşlerimizi hayatının baharında kalleş bir saldırı sonucu toprağa gömmeyelim. Geride bıraktıkları ailelerini ömür boyu acı içinde yaşatmayalım.

Bir an önce harekete geçelim harekete.

Yapılması gereken ne ise yapalım artık.

Yapılacak olan da belli.

Son olarak şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner20

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7