AYYILDIZ: BENİM İÇİN İKİNCİ OLMAK HİÇBİR ZAMAN BAŞARI DEĞİLDİR

Özkan Bey yaklaşık beş aydan beri ilçe başkanlığı görevini sürdürmektesiniz. Beş aylık süreçte yapmış olduğunuz önemli çalışmalardan bahseder misiniz?

Haziran ayının 22’sinde görevimiz tebliğ edildi. Devlet Bahçeli tarafından evrağımız imzalanıp il başkanımız Aydın Ünlü’nün önerisi doğrultusunda Cenab-ı hak bu kutlu görevi bize nasip etti. Yaklaşık 5,5-6 aylık bir zaman diliminde Türkiye’nin herkesin izlediği ve yaşadığı gibi olağan dışı sıradan olmayan günlerine şahit oluyoruz. Canlı bombalar, terör eylemleri, Güneydoğudaki operasyonlar, sınır dışındaki operasyonlar gibi bu süreye kadar alışık olmadığımız gündemleri hep beraber yaşamaktayız. Bu süreçte de Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanlığı görevini yerine getirmek gerçekten zor. Bunun onurunu ve gururunu yaşamaktayım. Bu 6 aylık süre boyunca benim görmüş olduğum en büyük sıkıntı bir kere genel merkezimizin, sayın liderimiz Doktor Devlet Bahçeli’nin fikirlerinin bazı noktalarda belki eksik, belki yanlış anlaşıldığı, İl başkanlığımızın, Aydın Ünlü’nün ve il yönetiminin bazı kararlarının, fikirlerinin, basında açıklamalarının bazı noktalarda yanlış anlaşılıp eksik kaldığı konularda biz insanımıza hem medya yoluyla, hem sosyal medya yoluyla hem de birebir beşeri ilişkilerimizle izahat noktasında daha çok görev yapmaya çalıştık. Yani fikirlerin yanlış anlaşıldığı noktalarda izahat edip anlatmaya açıklama noktasında bu sorumluluğu hissettik. Çünkü bir siyasi partinin izlemiş olduğu politikaları, amaçları, gayeleri, ne için mücadele ettiği anlaşılmadığı noktada pek bir şey ifade etmiyor yaptığınız çalışmalar. Biz daha çok fikirlerin izahat edilmesi ve yanlış anlaşılan noktaların, soru işaretlerin insanlar tarafından anlaşılması noktasında bir köprü görevini bu sorumluluğu kendimizde hissettik. Çünkü bunu eksik gördük. Diğer ilçelerimizde de bunu eksik görüyoruz. Akabinde sosyal projelere daha çok değinmeye çalıştık. Çünkü Kandıra’da ben Seyitaliler Davutlar köyündenim. Baba toprağım burası. Fakat İzmit’te doğmuşum. İzmit’te büyümüşüm. Sakarya üniversitesi inşaat bölümünü okumuşum. İnşaat sektöründe on seneden fazla bir süre görev yapmışım. Beş seneden beri de emlak sektöründe, al-sat konusunda, tarlacılık konusunda Kandıra ve İzmit köylerinde görev yaptım. Yurt dışına çıktım. Bayii koordinasyon görevlerinde bulundum. Amerikan Siding’in dış cephe kaplamaları firmasında bölge müdür yardımcılığı konumunda çalıştım. Kandıra’da doğmuş, Kandıra’da yetişmiş insanların haklı olarak diğer ilçelerimizde de bu yaşanıyordur. Aynı ilçede doğup büyüdüğümüz zaman oradaki problemleri, oradaki sıkıntıları dibinizde de olsa göremeyebiliyorsunuz. Haklı olarak bunlar yaşanabiliyor. Ben oraya gittiğimde otopark sorununu, park meydanını, ilçe meydanının problemlerini, özellikle gençlerimizin işsizliğiyle ilgili sıkıntılarını bir de nüfusun 50 binin altına düşmesi problemini çünkü nüfus aşağı düştükçe nüfus adediyle birlikte ilçeye verilen hizmet miktarlarında da bedellerinde de düşmeler oluyor. Bu nüfus sayımının aşağı düşmesi ve bununla ilgili bir sarı alarm, kırmızı alarm belirlenmemesini de gözlemledim. Yani ben bu ilçede köy ziyaretlerini yaptığım zaman işte başka kimsemiz yok mu? dediğim zaman büyüklerimize köyün yaşlılarına işte oğlum biz bu kadarız  başkanım işte biz bu kadarız, gencimiz, yaşlımız bu kadar gibi bazı köylerde çok çok üzücü tablolarla karşılaştım. Bu beni derinden etkiledi. Bir de şöyle bir problem var. Okulunu tamamlamış, eğitimini tamamlamış kalifiye kişide iş bulmak için gidiyor. Eğitim almak isteyen insan da gidiyor. Eğitimsiz olup ta iş için yani belli bir yaşın üstüne çıkmış 18-19 yaşın üstüne çıkmış, 20’li yaşlar grubuna gelmiş, gelecekle ilgili planlar yapmaya, aile yuva kurmak için planlar yapmaya başlamış bir insanın o ilçede kalması zaten mümkün değil. Bununla ilgili neler yapılabilir, bununla ilgili ne gibi hamleler yapılabilir artık bu devlet büyüklerinin ve yöneticilerinin işleridir. Biz sadece işaret etmek durumundayız. Çünkü biz şu andaki hükümetin elinde bulundurduğu imkanların dörtte birine bile sahip değiliz. O yüzden bizim görevimiz farkındalığı yaratmaktır. Benim gördüğüm en büyük problem budur. Ve gıda organize sanayinin kesinlikle ve kesinlikle Kandıra için kaçırılmayacak, bulunmayacak bir fırsat olduğunu, bir imkan olduğunu, bir şans olduğunu oradaki insanların belki hepsinin olmasa da bir çoğunun kaderini iş açısından değiştirebileceği kanaatindeyim. Cezaevi Çal bölgesine bir konut imarıyla birlikte oraya altmışa yakın gıda üzerine endeksli çalışan bir fabrikanın kurulmasıyla oraya yeni bir ilçe kurulacağının ve  orda istihdamı yaratıp ta en azından bundan sonra 18-20 ve 20-30 yaş arasındaki o genç dediğimiz kitleye belki yardımcı olacaktır diye umutluyum ve bu işi takip ediyorum. 

""Kandıra’ya gıda organize sanayii mi kurulacak?

Oraya altmışa yakın gıda organize sanayinin kurulması amacıyla 2000 dönüm arazi oranın yerlisinden, arazi arsa sahiplerinden, tarla sahiplerinden kamulaştırıldı. Bu kamulaştırma olayı çok oldu. Yani şu anda normal süreç işleseydi eğer ki şu anda altyapı, şantiyenin altyapı çalışmasının belki yarılandığı bir safhada olmamız gerekiyordu. Ama Fethullah terör örgütünün, cemaat yapılanmasının orda yatırımcı ve yönetici olarak girdiğini 15 Temmuz’dan önce ben emlakçı olduğum içinde duymuştum. Bu 15 Temmuz’la ilgili patlak verdikten sonra bu yapının biz kirli yüzünü gördük. Oraya da sızdığını fark ettik. Devletimiz burada bu yapılanma olacak, burada altmışa yakın fabrika kurulacak, burada istihdam olacak diye insanlarımızın elinden tarlalar alınarak kamulaştırıldı. Ben bir ilçe başkanı olarak yüzlerce genci işe sokmak için mücadele vereceğim. O yüzden bu konu bizim için çok önemli. Takip etmekteyiz.

Sürekli sosyal paylaşım sitesinde yeni üyeler kattığınızı görüyoruz. öreve başladığınızdan bu yana kaç tane yeni üye kazandırdınız partiye?

Şimdi altı ayda dediğim gibi haftadan haftaya acı gündemi takip edemiyoruz ve bunun insana vermiş olduğu bir psikoloji var. Yani bir hafta Beşiktaş’taki polislerimize yapılan bombalı eylemin stresini, sıkıntısını hem bir insan, bu vatanın bir evladı hem de siyasi parti ilçe başkanı olarak atlatmaya çalışırken, daha sonra çarşı izninde cebinde yirmi lira parayla çorba içmeye çıkmış gençlerimizin, askerlerimizin, Mehmetçiklerimizin bir eyleme kurban gittiği haberlerle karşılaşıyoruz. Bu süreçte partiye üye yapmak gerçekten çelik gibi sinirlere sahip olmayı gerektiriyor. Çünkü gerçekten vatanını seven herkes gibi bizi de bu derinden etkiliyor ve motivasyonumuzu bölüyor. Benim üye sayısından ziyade gözlemlediğim 15 Temmuz’dan sayın liderimiz doktor Devlet Bahçeli’nin bu memleketi uçurumdan almasıyla bu memleketin buna teveccüh göstermesiyle bir çok köyde ‘Allah razı olsun’dan başka bir laf duymadım. Devlet Bahçeli’den sizlerden Allah razı olsun lafından başka bir kelime duymadığım oldu. Siyasetin dışında bir sohbet, sıcak ortamlarla karşılaşıyorum. Artık oturduğum zaman bir ilçe başkanı gelmiş gibi değil de bir kardeşimiz gelmiş gibi sıcak ortamlarla karşılaşıyorum. Siyasetteki başarı bir köye, bir ilçeye, herhangi bir yere girdiğiniz zaman tabii ki oradaki teveccüh önemlidir ama önemli olan sandıktaki başarıdır. Siyaset bir sonuç sanatıdır. MHP’nin Kandıra’da ikinci parti olması bir başarı kabul edilmiştir. Benim için ikinci olmak hiç bir zaman başarı değildir. MHP oradan birinci parti olarak çıkar, belediyeyi Allah’ın izniyle alır, meclis üyelerini mükemmel bir şekilde organize eder ve adaletli olur davasına hizmet etmiş, davasının çilesini çekmiş, gerçekten bir gün bir güneş doğduğu zaman sabah o güneşin o yerin nimetlerinden faydalanmak hak etmiş insanların meclis üyesi olması lazım. Bu çok önemlidir. İnsana bir motivasyon, bir ödüldür bu. Bunlar olduğu takdirde ben MHP’yi, teşkilatımı başarılı kabul ederim. Onun dışında daha önceki seçimlerdeki örnek veriyorum; bin sayı arttırmışım  iyi sayı elde ettik başarılıyız gibi düşünceleri ben tasvip etmiyorum.

O zaman sizin bir ilçe başkanı olarak hedefiniz şöyle diyebilir miyiz; Kandıra’da MHP’yi birinci parti yapmak ve ilk seçimde belediyeyi almak?

Tartışılmaz. 

Nisan ayı gibi kongre sürecinin yapılacağını biliyoruz. Siz Kandıra ilçe başkanlığına devam edecek misiniz? Yani aday olacak mısınız?

Nisan ayı kongremiz yapılacak inşallah. Bütün Türkiye ilçe kongrelerinin bitip artık il kongrelerinin start vereceği tarih başlıyor. Nisan’ın 15’i gibi prensipte alınmış bir karar olarak ufak tefek değişiklik yer tutumuyla ilgili veya diğer ilçe programlarıyla ilgili ufak bir refüze söz konusu olursa değişiklik söz konusu olabilir. Ama şu an öngördüğümüz Kandıra’nın 15 Nisan gibi bir takvimde kongre süreci başlıyor. Birincisi; eğer ki teşkilatın benim yapmış olduğum görevin devam edeceği süreçte MHP’ye, davamıza katkı sağlayacağına kanaati olup ta, devam etmem konusunda bir direktifleri olursa il başkanımızın ve il teşkilatımızın ben görevime devam ederim. Ki son yapmış olduğu basın açıklamalarında il başkanımızın 12 ilçe başkanıyla devam edeceğim beyanatı vardır. Ben de bu beyanata dayanarak ilçe başkanlığına ‘adayım’ diyorum. Yani benim kendi inisiyatifim teşkilat neyi emrederse ben onu yaparım. Bu akşam bana Hakkari’ye gidiyorsun derlerse ailemle helalleşip görev yerine giderim.

Zaten bunun bir örneği de şöyle. Bildiğimiz kadarıyla Derince’de ikamet ediyorsunuz ve Kandıra ilçe başkanlığı görevini yürütüyorsunuz. Derince’den bile Kandıra’ya her gün gitmek kolay bir şey değil, hele ki kış şartlarında. Sizin için zor olmuyor mu?

Sorunuza şöyle cevap vereyim Ümit Bey; ben seni çok seviyorum, çok seviyorum arkadaşım demem mi önemlidir, göstermem mi önemlidir? Ben bunu çok sık söylesem de bunu gösterecek bir eylemde, bunu gösterecek bir hal, hareket, duruş, tavır, bakış veya böyle bir hissiyata sizi vakıf etmedikten sonra benim sizi ne kadar çok seviyorum demem hiç bir şey ifade etmez. Taşın altına eli değil bütün vücudu koyma zamanıdır artık. Yani çıkıp ta devlet adamlarının, Cumhurbaşkanın, devleti yöneten kademelerin bir gün çıkıp ta seferberlik demesi, bir gün çıkıp ta Cumhurbaşkanımız yalnızım diyor, arkasında 330-350’ye yakın milletvekili var. Çıkıyor yalnızın diyor. Devlet Bahçeli’nin göstermiş olduğu, altını çizmiş olduğu tehlikeler, Güneydoğu’daki operasyonlar, sınır ötesindeki operasyonlar, canlı bombalar, Avrupa Birliğine 50’ye yakın bir çalışma kenara atılıp Şangay beşlisidir, en son Turan bizim Türk birliğimizdir. Yani artık sıra dışı cümleler kullanılıyor. İnsanlar zannetmesin ki 15 Temmuz’dan 5,6 ay geçti. Artık bambaşka bir dönemdeyiz. İstiklal savaşının, Kurtuluş savaşının, Bağımsızlık savaşının farklı, bu güne özgü bir mücadelesi veriliyor. Çıkıp da eskisi olduğu gibi bilmem ne ovasında atlarla karşı karşıya gelip te savaşlar olmuyor artık. İnsanlarımızın bunu görmesi lazım. Bu dönemde teşkilatımız bizi göreve göndermiştir. Bu da bizim davamızı, partimizi özellikle Kandıra’nın evladı olarak da altını çizmek isterim. Kandıra’ya da vermiş olduğum bir gönül bağı olduğu için oraya da hizmet etmenin onurunu, gururunu yaşıyorum. Ben 25 yaşındaydım Amerikan Siding’in dış cephe kaplamalarının, sağlık il müdürlüğünün açmış olduğu ihaleyle ihale dosyasını hazırlayıp Kefken sağlık ocağının ihalesini alıp bizzat kamuya, akabinde Kandıra’mıza teslim etmiş bir Kandıralıyım. Akabinde burada vermiş olduğum hizmetten dolayı trafik kazasında vefat eden Kandıra Kaymakamı Mehmet Sarıca’nın döneminde kaymakamlık konutunu kapladım. Daha sonra orda vermiş olduğum titiz çalışmadan dolayı üniversitenin oradaki kız öğrenci yurdu dış cephesini kaplamıştım. Ben daha genç yaşlarda Kandıra’ya hizmet edebilmenin, iz bırakabilmenin ukdesinde bulunan bu mayada, bu fıtratta bulunan bir insandım. Bu Kandıra’ya sevdalılık davaya sevdalılıkla birleştiği zaman değil Derince’den Kandıra’ya günün yettiği yere kadar görev yapmak için yol yaparım hiç problem değil. Ki devlet, memurunu nasıl ki şarka gönderiyor, davam da beni şark hizmetine göndermiştir. Görevimi orda tasvip eder kalırım, başka bir yerde değerlendirmek isterse orda da yine görevlere uyarım. 

Zaten bu görevi 18 günlük kongre sürecinde kabul etmenizden belli. Bize o 18 günlük süreçten bahseder misiniz?

Bana 22 Haziran’da ilçe başkanlığı görevi teklif edilince 10 Temmuz’da kongremiz yapılacaktı. Bu 18 günlük süreçte ilçe başkanlığı görevini acaba kaç kişi kabul ederdi. Ama ben 18 gün değil bana 1 gün kala bile bu görev teklif edilseydi ben düşünmeden kabul ederdim. Davam için hiçbir görevden hiçbir fedakarlıktan asla kaçmam. 

Özkan Ayyıldız kimdir?

1979 İzmit doğumluyum. Sakarya Üniversitesi İnşaat Bölümü mezunuyum. Evli, 1 kız evladım var. 1996-97-98 merkez ülkü ocakları Muzatu Arkan tebaalarındanım. Gerekli eğitimimi tamamladıktan sonra Aydın Ünlü ile genel sekreterimiz İzzet Erdem ile siyasete başladım. İzmit merkez ilçe başkan yardımcılığı ve il yönetiminde görev yaptım. Kandıra ilçe başkanlığı görevi teklif edilince gururla kabul ettim. İlke Yatırım İnşaat Tarım LTD. Şti’nin sahibiyim. 

""

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7