‘BU BENİM HAYALİMDİ’

Derneğin kurulma sürecinden bu zamana kadar olan ve yapmış oldukları hizmetleri sıralayan Pehlivan tüm körfez de yaşayan ve ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara seslendi. Daha birçok önemli konuda açıklamalar yapan Ayşe Pehlivan Hanımefendi ile yapmış olduğumuz bu röportajı keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz…

HER ŞEY BASAMAK BASAMAK OLDU

- Körfez Günışığı Derneği’nin kuruluş tarihçe yapısı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Körfez Günışığı Derneği 2005 yılının ocak ayında kuruldu. Körfez Günışığı Derneği Körfez Belediyesi bünyesinde üniversite öğrencilerine burs vermek ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım etmek amacıyla Yunus Pehlivan’ın girişimleriyle kurulmuştur. Yönetim kurulumuz 5 kişiden oluşmakta. Körfez Günışığı Derneği’nin yönetim kurulunda gönüllü olarak fahri başkanlığını yapmaktayım. Gerekli ön görülen prosedürler yapılarak bu hayırlı görevi layıkıyla yapmaya çalışıyorum. Daha önceden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın eşi Özdeyiş Topbaş Hanım Efendi Kocaeli ilçe başkanlarını ve eşlerini, kadın koordinasyon merkezinde ağırlamıştı. Bizlere yapmış oldukları projelerden bahsetmişlerdi. İnanın orada gezdiğimde yapılan tüm hizmetleri gördüğümde çok etkilenmiştim. Ardından biran bu kadın koordinasyon merkezi Körfez’de de olsa diye düşündüm. Böylesine güzel ve hayırlı bir hizmeti neden Körfez’de de yapmayalım ki dedim. O dönemdeki bir başkan yardımcımızla birlikte giderek bürokratik ve gerekli tüm prosedür işlemlerini tam anlamıyla öğrendik. Daha sonra benim bu işi aktif bir şekilde yerine getireceğime inandığımızda hızlı bir şekilde işe koyulduk. Bir önceki derneğimiz Tuğrul Caddesi’nde kiralık olarak tuttuğumuz dairedeydi. Yaklaşık olarak üç - dört ay kadar burada dernek olarak hizmet verdik. Daha sonrası tahliye edilen Tütünçiftlik Belediye binamızın yanında daha önceden cafe olarak hizmet veren yeni belediyeye ait bir mekândı ve taşındılar. Biz de taşınmasıyla boşa çıkan, bahsi geçen binada Körfez Günışığı Derneği olarak 8 yılı aşkın bir süre orada hizmet verdik. Bir ayı geçkin bir süredir de Allah’a şükür olsun ki hayalimiz olan bu dernek binamıza taşındık. Hizmetimizi burada sürdürmekteyiz. İnanın her şey basamak basamak oldu ve önce küçükten başladık. En başta ben kendi evimden kullanmadığım fakat kullanılabilir durumda olan eşyalarımı getirdim. Getirdiğim eşyalarımın tümünü tertemiz ve kullanılabilir bir şekilde getirdim. Yakın çevremiz sayesinde kulaktan, kulağa dalgalanarak hizmetimizi duyurmaya çalıştık. Bunun yanı sıra bir takım ufak, tefek tanıtımlar yaptık. Körfez Günışığı Derneğine destek sağlanması için duyarlı vatandaşlarımıza ve sağlanan bu desteği ihtiyaç sahibi olan kişi ve kişilerin bilmesi açısından basınla da duyurarak şükür olsun ki bugünlere geldik.

- Yeni dernek binanız eskisine göre çok daha büyük buranın eşyalarını nasıl temin ettiniz?

Örneğin burada olan tüm dolaplarımız tahliye edilen belediyemizin arşiv dolaplarıdır. Kullanmış olduğumuz masalarımız, sandalyelerimiz, bilgisayarımız ve görmüş olduğunuz tüm eşyalar da yine aynı şekle tahliye edilen eski belediye binamızdan alınarak değerlendirme adına kullanılmaktadır. Derneğimiz de kesinlikle yeni hiçbir eşya bulunmamaktadır.

- Körfez Belediyesi bünyesinde sayın başkanımız Yunus Pehlivan'ın girişimleriyle üniversite öğrencilerine burs vermek ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yardım etmek amacıyla kurulan Körfez Gün Işığı Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği şu ana kadar kaç üniversite öğrencisine burs imkânı sağladı?

Biz burada Körfez Gün Işığı adı altındayız. Fakat Körfez Belediyesi bünyesine bağlı olarak hizmet vermekteyiz. Bizler aynı bünye içerisinde, fakat daha çok Körfez Belediyemizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma birimiyle irtibat halindeyiz. Bizi nakdi kısmı hiçbir şekilde ilgilendirmemektedir. Üniversite öğrencilerimize verilen burslara biz müdahil değiliz. Bizlere burs başvurusu için gelen ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızı belediyemize yönlendirerek başvurularını sağlıyoruz. Çünkü dernek olarak burada form dahi bulundurmuyoruz. Ancak bu şekilde yardımcı olmaya çalışıyoruz. Şöyle ki; Körfez Belediyemizin üniversite öğrencilerine sağlamış olduğu ilk burs sayımız 300 kişiydi. Fakat şuan bu sayımız 4 bin 973’e ulaşmış durumda. Bu öğrenci sayımızın ilerleyen günlerde de artacağını düşünüyorum.

BİZ BURADA SADECE KÖPRÜYÜZ

- Körfez Günışığı Derneği ne gibi faaliyetler yürütmekte?

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği denildiğinde vatandaşlarımızın aklına ilk şöyle geliyor; nakdi yardım almak veya vermek. Özellikle şunu vurgulayarak söylemek istiyorum ki; Körfez Günışığı Derneği’nde 8,5 yıldır kesinlikle nakdi yardım kabulüm söz konusu değildir. Benim başında bulunduğum bu hizmet binasında hiç nakdi yardım kabulü olmadı ve olmayacakta. Gönüllü vatandaşımız sadece nakdi yardım yapmak istiyor ise Körfez Belediyesi’nde ilgili dernek sekreterimize yönlendirerek makbuz karşılığında yapmasını sağlıyoruz. Eğer ki gönüllü vatandaşımızın yapacağı nakdi yardım ufak çaplı bir bütçe ise biz de kendisine ihtiyaç o an neyse onu söylüyoruz. Vereceği o nakdi yardımı o ihtiyaca çevirerek yardım yapmasını rica ediyoruz. Aslında biz burada görünüşte, ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımıza sadece kıyafet ağırlıklı ve ihtiyaç sahibelerinin kıyafet ihtiyaçlarını tamamlıyormuşuz gibi görünüyoruz. Bakıldığında sembolik bir görüntü sağlamaktayız. Bizim buradaki asıl amacımız yardıma muhtaç vatandaşlarımız ve yardım sever vatandaşlarımız arasında bir köprü vazifeliğini yapmak. İlk derneğimiz kurulduğundan bu yana hep bu tabiri kullandık ve hep bunu söylüyoruz. Hayırsever vatandaşlarımızın gönüllerinden gelen yardımlarını ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara ulaştırıyoruz. Burada yaş grubu ne olursa olsun giysiden tutun çocuklarınızın okul kıyafetlerine, kırtasiye ihtiyaçlarına varıncaya kadar tüm ihtiyaçları tedarik edilmekte. Bildiğiniz üzere her yıl okulların yeni açılacağı dönem çocuklara okul ihtiyaç listesi verilir. Biz de burada bize gelen ihtiyaç sahibi vatandaşımıza bir nebze de olsa katkımız olsun diye o listede ne yazıyorsa eksiksiz olarak tamamlıyor, çocuğun okul çantasına varıncaya kadar derneğimizden sağlıyoruz. Yeni evlenecek olan fakat maddi imkânsızlıklarından dolayı evlenemeyen çiftlerimiz derneğimize gelebiliyor. İhtiyaçlarını ve neden evlenemediklerini anlatıp bizlerle paylaşabiliyor. Bir takım olmazsa olmaz ihtiyaçlarını Körfez Günışığı Derneği olarak tüm imkânlarımızla bu mağdur çiftlerin yanlarında oluyoruz. Bunlar gelinlik olabiliyor, damatlık olabiliyor veya beyaz eşya bile yardımımız oluyor. Yeni bebeği olan ihtiyaç sahibi vatandaşımıza tüm bebek kıyafetlerini verebiliyoruz. Hatası olan ve devamlılığı olan belirli ihtiyaçlarını sağlayamayan vatandaşlarımız geliyor. O ihtiyaçlar belki bakıldığında küçük gibi görünüyor o ihtiyaçlar, fakat devamlılığı söz konusu. Biz de Körfez Gün Işığı Derneği olarak elimizden gelen tüm gayretle yine o yardıma muhtaç ailenin yanında duruyoruz. Dernek olarak bazı mesuliyetlerimizin mecburiyeti açısından ihtiyaç sahibelerinin talepte bulundukları ihtiyaçlarını ilgili birimlere yönlendirerek çözmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kısaca elimizden gelen tüm imkânlarımızı doğru yerde kullanıyor, kullanmaya çalışıyoruz.

SÜREKLİ YENİ FALİYETLER İÇERİSİNDEYİZ

- Körfez Günışığı Derneği’nin şuana kadar gerçekleştirdiği projelerini bize anlatabiliri misiniz?

Dernekte olan yürüttüğümüz faaliyetlerimiz bir kereye mahsusuz olarak yapılmamakta. Yapmış olduğumuz bir hizmeti aynı şekilde her yıl devam ettirmeye çalışıyoruz. İhtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızın çoğunun da ayağının alışması bu şekilde oldu. Çünkü artık biliyorlar hangi gün, hangi zamanda ne tür yardımlar alabileceğini vatandaşlarımız. Bizim burada rutin hale gelen kırtasiye yardımlarımız var. Eylül aylarında okul açılacağı dönem Körfez’de yaşayan ihtiyaç sahibi olan vatandaşlarımızın her aileden bir çocuğunun faydalanabilmesi doğrultusunda kırtasiye ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Devletimizin verdiği listeyi baştan sona tedarik ediyoruz. İlköğretimden lise sona kadar olan bölümü kapsıyor bu yardımımız. Gelen ihtiyaç sahibelerine hangi ihtiyaç öncelikli ise onu öğrenip ona göre tedarikini yapıyoruz. Okul kıyafetlerinin farklılığı söz konusu olduğunda elimizde yok ise buradaki yardım sever esnaflardan da tedarik edebiliyoruz. Okulu bitirmiş olan vatandaşlarımızın çocukları da buraya bağışladıkları için kullanılabilir durumda olanları da vererek tedarikini sağlıyoruz. Yani hangi sınıf olursa olsun bize gelen vatandaşlarımızı boş çevirmeyerek bir sonrası gün tertemiz ve güzel paketlenmiş bir şekilde o vatandaşımız buradan teslim alıyor. Her yıl kurban bayramında kurban dağıtımımız var. Bu kurban dağıtımımızı nasıl ve ne şekilde vermekteyiz. En başta ben kendi kurbanımı bağış buraya yapmaktayım. Asla kimseyi baskı altında bırakarak kurbanını bu yıl derneğimize bağışla talebinde bulunmuyoruz. En yakın çevreme rahatlıkla söyleyebileceğim dostlarıma kestikleri kurbandan sadece tek bir payını bağışta bulmalarını istiyorum. Çünkü bazen kestikleri kurbanın paylarını nereye dağıtacaklarını bilmeyerek mahalle mahalle gezdiklerini söylüyorlar. Biz de yine burada köprü vazifeliğimizi sağlamış oluyoruz. Her duyarlı ve yardımsever vatandaşımız sadece kestiği kurbanın tek bir payını buraya getirse inanın damlaya damlaya göl olur. Kurban Bayramı’nın birinci günü buraya gönüllü vatandaşlarımızdan gelen paylar oluyor. Sağ olsun burada çalışan gönüllü arkadaşlarımız da bayramın birinci günü öğleden sonra derneğimizde görevlerinin başındı oluyorlar. Gelen tüm paylar bayramın ikinci gününe dek teslimi sağlanıyor. Ayni şekilde de ikinci gün gelen kurban etlerinin de dağılımı yapılıyor. Tabii ki gelen payların dağılımını öyle rast gele yapmıyoruz. Artık her yıl rutin olduğundan ötürü vatandaşlarımız bayram öncesi adı soyadı, adres bilgilerini zaten bırakmış oluyor. O kurban paylarımızı elimizde olan listeye göre dağılımını yapmaktayız. Gelen kurbanları parçalara böldürerek paketletiyoruz. Sonrası belediyemizin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Birimindeki görevli arkadaşlarımızla birlikte ev ev dolaşarak listeye göre dağılımını yapıyoruz. Ola ki gittiğimiz evde bayram nedeniyle kimse yok evde bulamıyoruz. Derneğimize gönüllü bir vatandaşımızın bağış olarak yaptığı derin dondurucumuzda muhafazasını sağlayarak bayram sonrası tekrar o adrese gidilerek kurban payını bırakıyoruz. Aşure günümüz var. Derneğimize sürekli gelen vatandaşlarımız zaten biliyor. Aşure ayında derneğimizde aşure pişiriyoruz ve buraya gelen tüm vatandaşlarımıza ikramda bulunuyoruz. Kültürümüzü ve geleneklerimizi de bu şekilde devam ettirmiş oluyoruz. Derneğimize gelen bayanlar için veya ailelerin çocuklarına, gönüllü bir bayan kuaförü arkadaşımız haftanın bir günü sac kesimi yaparak yardımda bulunuyordu.

- Şuana kadar dernekle alakalı unutamadığınız bir anınız oldu mu?

Evet, birçok anım oldu. Elbet ama hiç unutamadıklarım arasında bir anım var ki zaman zaman aklıma dahi gelir. Bir gün bir arkadaşımız sabah saat 07.00 sularında beni arayarak doğum sancım tuttu demişti. Doğuma gideceğim yardım edin demişti. Yanında kimse yok mu şuan diye sorduğum da eşim var ama çocuklarım ne olacak, kim bakacak yanıtı vermişti. Dernekteki arkadaşlarımı arayarak hemen birini oraya yönlendirmiştim. Belediyemizin ambulansını da yönlendirerek doğum yapacak olan vatandaşımızı hastaneye götürmesini sağlamıştım. Evde kalan çocukları da mağdur olmasınlar diye derneğimizde yemek pişirip eve yollamıştık. Bir sonraki gün de doğum yapan annemizi hastaneden alarak evine getirmiştik. Tabi doğum yapan annemiz ve bebeği için güzel bir loğusa yatağı hazırladık. Böyle güzel bir anım olmuştu ve hiç unutamıyorum.

HAYELLE BAŞLADI

- Neden dernekleşme ihtiyacı hissedildi yani kurmuş olduğumuz bu dernek ön gördüğünüz hangi ihtiyaçtan dolayı kuruldu?

İnanın benim bu yıllar öncesine dayanan bir hayalimdi. Ben bu işi Allah’ın izniyle yaparım dedim. Tabii ki kendime güvenmemin de büyük rolü var. Çünkü her şeyin başı kendine olan güvenden ve başarına inanmaktan geçiyor. ‘Ben belediye başkanının eşiyim, aman bende bir sosyal aktivitede bulunayım’ şeklinde bir niyetle asla başlamadım, baş koymadım bu yola. Bu görevi eşimin görevinden dolayı sosyal sorumluluk olarak ön gördüm. Aklıma gelen öylesine bir proje değildi. Hadi bir başlayalım gittiği yere kadar gitsin diye düşünmedim. Bana göre doğru olan tek şey  “İnsanların hayırlısı, insana faydalı olandır ” şiarıyla hareket etmeye çalışıyorum. Zaten şuan aksini gösteremiyor mu? Bakın! Nereden, nereye geldik. Burada olmam ne kadar kısmet ise sonuna kadar Allah’ın izniyle götüreceğim. Belediye başkanı eşi olmamış olsam da yine böyle bir dernekte hayırlı bir projede yer alıyor olacaktım. Şuan konumum gereği sadece görevimi biraz daha fazlalaştırdı ve üzerime düşen bu görevi biraz daha mecburi hale getirdi. İnsanlar sadece kendisi için yaşamamalı. Sadece kendi mutluluklarını için de yaşamamalı. Birilerinin mutlu olması için de paylaşmalısın. Çünkü tek başına mutlu olmak ne kadar yetecek ki. Ama etrafında mutlu olursa sen daha çok mutlu olursun. Ben bu derneği kurarken tek düşüncem iyi günde, kötü günde şeklinde oldu. Sağlığım el verdiğince ve gücüm yettiğince her zaman böyle olacak.

YARDIMIN ASLA “DUR” NOKTASI OLMAMALI

- Derneğinizin faaliyetleri istediğiniz sonuçlara ulaşabildiniz mi?

İnsanlar kurduğu hayallerin her zaman gerçek olmasını beklemezler. Kurulan hayallerin sonu da yoktur zaten. Gerçekten de  “hayal gücü ruhun gözüdür” derler ya bu çok doğru bir kelime. Yardımın asla dur noktası olmamalı. Her gün biriyle otururken, sohbet ederken bile birçok şey paylaşabiliriz. Ben şuan sizinle konuşurken bile sizden fikrinizi alıp bu fikirlerinizi hizmete dönüştürebilirim. Çünkü hizmette asla sınır yoktur. Ben burada bana sunulan tüm fikirlere açık biriyim. Buna benzer birçok sebepten ötürü Körfez Günışığı Derneği’nin faaliyet alanı her gün kendini geliştiren bir noktada.

- Derneğinize daha çok kimlerden ve ne tür ekonomik değeri olan yardım desteği geliyor?

Sağ olsunlar ki birçok esnafımızdan yardım sürekliliği var. Müftülüğümüz ve birçok okulda Günışığı Derneği için yardım kampanyaları yapılmakta. Duyarlı okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz sayesinde kendilerinin ve ailelerinin kullanmadıkları kullanılabilir durumda olan tüm eşyalarının derneğimize bağışının yapmalarını sağlamaktalar. Bazı hastanelerde olan duyarlı hemşirelerimiz ve sağlıkçılarımız bu kampanyaya yardım etmekte. Birçok çeşitli yerlerden bu şekilde yardım alıyoruz. Derneğimize duyarlı vatandaşlarımızın bağış yapmak istedikleri eşyaları görevli arkadaşlarımız gidip yerinden alıyor. Buna bağlı olarak da faaliyet alanımız gittikçe büyüyor ve yardım sirkülâsyonumuzun devamlılığı sağlanıyor.

HOBİ ODASINDAN KERMESE GEÇİŞ

- Yeni dernek binanızda hobi odası olarak bir odamız mevcut. Bu hobi odasının içeriğinden bahseder misiniz?

Derneğimizde kurmuş olduğumuz bu hobi odasını buraya gönüllülerimizin vasıtayla bağış yaptıkları eşyaların küçük deformelerini düzelterek daha şık bir hale alma açısından kurduk. Çünkü bağış yapılan bir takım eşyalarımızın bazıları yıpranmış durumda; fakat kullanılabilir durumu söz konusu. Biz de yine derneğimize gelerek bizlere katkıda bulunan gönüllü arkadaşlarımızla birlikte deformasyon olmuş bu eşyaları elden geçirmek ve yararlı bir hale getirmek amacıyla hobi odamızı faaliyete geçirdik. Esnaflarımızdan gelen el becerilerimizi uygulayacağımız bir takım malzemeler geldi. Bunlara kısaca mefruşat malzemesi diyebiliriz. Kumaşlarımızdan tutunda ip ve kurdelelerimize kadar çeşitli şekilde hobi malzemelerimiz geldi. Bu gelen malzemelerimizi de şu şekilde değerlendireceğiz. Derneğimizde bu hizmette yardımcı olacak gönüllü arkadaşlarım var. Tabi çalışan kitle olduklarından ötürü kimi öğretmen, kimi farklı yerlerde çalışmakta. Müsait oldukları zamanı belirleyerek burada bu hizmeti aktif hale geçireceğiz. El becerisi olan ve el becerilerini bu güzel amaçta kullanan arkadaşlarımızın yapacağı tüm her şey yeni projemiz olan ve önümüzdeki aylarda yapacağımız büyük kermeste satışa sunulacak. Kermeste satılacak olan her şey tamamen Körfez Günışığı Derneği’nde gönüllülerin yapmış olduğu malzemeler olarak görücüye çıkacak. Yapacağımız tüm ürünlerin satışından elde edilen miktarda Körfez Belediyesi Günışığı Derneği’nden üniversite öğrencilerine verilen bursa katkı olarak sağlanacak.

- Derneğinize gelip müracaat eden ihtiyaç sahiplerinin haricinde, bu müracaatlardan da ziyade gönüllüler vasıtasıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşıp tespiti söz konusu mu?

Derneğimize bizzat gelip müracaat eden ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın haricinde çevremizden de bu konuda tarafımıza çok bilgi veriliyor. Durumu iyi olmayan yeni bir aile buraya göç ettiğinde hemen bilgi veriliyor. Belediyemize müracaat eden ailelerimiz oluyor.  Benim bizzat olarak devamlı yapmış olduğum ziyaretlerim var. Bunlar hasta ziyareti, taziye ziyareti, doğum ziyareti, bebek ziyareti şeklinde devamlılığı söz konusu. Hani komşu, komşusuna nasıl bir vesile ile ziyarete gider ya ben de onların bir komşusuyum. Körfez’deki bütün aileler de benim ailem gibiler. Her zaman vaktim elverdiğince ve gücüm yettiğince ziyaretlerde bulunuyorum. Yaptığım ziyaretler sırasında da duymadığım, bilmediğim aileleri de öğrenmiş oluyorum. Sonrası bana tavsiyede bulundukları ailelerin bizzat ziyaretlerine gidiyorum. Daha önceden maddi durumları çok iyi olup sonrası işleri bozularak maddi geçim sıkıntısı çeken ihtiyaç sahibi birçok aileler var. Özellikle o kesim çok daha fazla çekingen davranıyor. Onlarla hiç deşifre etmeden de bu şekilde irtibat kurarak görüşmeler sağlamış oluyorum.

- Ayşe Hanım sizinle bizzat görüşmek isteyen yardıma muhtaç aileler derneğinize gelerek mi sizinle görüşme sağlayabiliyor?

Ben hemen hemen her gün elimden geldiğince derneğimizdeyim. Bazen işimizin verdiği yoğunluk nedeniyle derneğe gelemeyebiliyorum. Fakat mutlak suretle her pazartesi günü derneğimizdeyim. Kendimi bu şekilde şartlandırarak genelde burada oluyorum. Her pazartesi burada ailelerle toplanır, sohbet eder, sıkıntılarına çözüm olmaya çalışırım. Zaten buraya gelen bütün aileler bilir benim her pazartesi burada olacağımı. Gelen vatandaşın oldu ki sıkıntısını, problemini aynı gün çözemedik. Çözebilmemiz için de bir süreç gerekiyor olabilir. Telefonlaşıyoruz, birbirimizin telefon numaralarını alarak karşılıklı bir şekilde irtibat halinde oluyoruz. Zaten bu hep böyleydi. Benim telefonum herkese ulaşılabilir durumda. Hiçbir şekilde telefon numaramı kısıtlamıyorum. Olur ya beni arayan bir ailenin acil bir durumu söz konusu. O sebepten dolayı günün her saati bana rahatlıkla ulaşabilirler. Evimin adresini de herkes bilir. Diyelim ki hiçbir şekilde kişi bana ulaşamıyor veya telefonumu, ev adresimi bilmiyor o zaman Körfez Belediyesi sekreterliğine benimle görüşmek istediğini söylemesi yeterli olacaktır.

BURASI KÖRFEZİN KAPISI

- Derneğinizle ilgili verilen fikirlere bakışınız ne olurdu?

Elbette ki tüm sunulan fikirlere açığım. Günümüz iş dünyasında bile bu böyledir. Çünkü yeni fikirlere açık olmak, kurumların gelişimi ve yöneticilerinin sağlamış olduğu hizmette başarılı olması için çok önemlidir. Örneğin ‘Ayşe Hanım derneğinizde yapılan hizmetlerinizin arasına şöyle bir hizmet daha eklerseniz nasıl olur’ denildiğinde inanın mantıklı ve insanların yararına olacak ise verilen fikre uymaya çalışır uygularım. Burası bana ait bir yer değil, burası tüm Körfez’e ait ve Körfez halkı için yapılan bir yer. Herkes gelip bir şeyler yapabilir, kapılarımız sonuna kadar açık. Şair demiş ki; “İnsan fikri tıpkı elmas gibidir. Tıraş edilmezse parlamaz” onun için tüm fikirlere açığım ve herkesin fikrini almak isterim.

- Körfez Günışığı Derneği olarak ihtiyaç sahiplerine seslenirsek buradan nasıl bir çağrı yapmalıyız?

Burası tamamen ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız için yapılmış bir yer. Hiçbir şekilde sıkılmalarına gerek kalmaksızın evlerine gelirlermiş gibi gelebilirler. Bizlerle sohbet edebilirler. Benimle görüşmek isteyen herkes çok rahatlıkla gelip sohbet edebilir. Burada çalışan bütün arkadaşlarımız da aynı sıcaklıkla, ilgiyle kendilerini karşılayarak gerekli olan desteği ve yardımı yapacaklardır. Çekinmeleri için hiçbir sebep yok. Kapımız, gönlümüz herkese açık bunu lütfen unutmasınlar.

- Yardımsever vatandaşlara dernek başkanı olarak bir çağrıda bulunmak ister misiniz?

Şahsım adına söylemelim ki; ben bu işte ve Körfez’de bu derneğin oluşumunda bir nebze de olsa katkıda bulundum. Derneğimize gelen yardımların birebir nasıl yerlerine ulaştığını göstermek amacıyla yapmış olduğumuz çalışmanın mutluluğunu paylaşmak çok güzel bir duygu. Günün her saatinde derneğimizi ziyaret edip neler yapıldığını görebilirler. Buraya gelen yardımsever vatandaşlarımızın illaki bağış yapmaları söz konusu değildir. Burada küçük bir bardağı bile alıp şuradan, şuraya koymaları dahi bizi çok mutlu eder. Yapmış olduğumuz hizmet yönünde yardım yapmak isteyen, derneğimiz aracılığıyla yardıma muhtaç olan ailelere destek ve katkı sağlamak isteyen duyarlı vatandaşlarımızı hayırseverliğe bekliyoruz.

- Bir belediye başkanı eşi olmak nasıl bir duygu?

Özel de bir belediye başkan eşi olmak tabii ki onur verici bir duygu. Eşimin adına çok onur duyduğum bir konum benim adıma. Sonuçta eşimin böyle bir hizmet alanında bulunması seçilmiş birisi olarak geldiğini gösteriyor. Bu şekilde bu görevi yapması da çok onurlu bir şey. Düşünün ki halkın çoğunluğunun onayını alarak bu göreve geliyorsunuz, bu da çok onur verici bir duygu. Eşimin bu görevde olmasının ayrıcalıklarını da elbette ki yaşıyorum. Şöyle ki çevreyle olan münasebetlerimi, insanlarla kurduğum diyaloglarımı çok daha fazla geniş kapsamlı tutuyor, çok rahatlıkla hiç tanımadığım bir evin kapını çalarak çat kapı girebiliyorum. Ben Körfez Belediyesi Başkanı’nın eşiyim dediğimde insanlar tereddüt dahi etmeden beni evlerine konuk edebiliyorlar. Evime belediye başkanın eşi gelmiş neden endişe duyayım ki düşüncesinden uzak durarak, beni çok rahatlıkla evlerine kabul edebiliyorlar. Bu güven duygusunu yaşamamak ve yaşatmak son derece mutluluk verici bir şey. Ben de insanlarla bir arada olmayı, onlarla irtibat ve diyalog kurmayı çok sevdiğim için bana sağladığı avantaj olarak düşünüyorum. Dernekle ilgili olarak ve bu çerçevedeki alanımı çok daha fazla genişletiyor. Yardım alma konusunda ulaştığım alanlar, kurumlar ve kişiler çok daha fazla sayıda oluyor. Şunu iddia ederek söylüyorum; belediye başkanı eşi olma durumumu kişisel olarak değil, buraya endeksli ve Körfez halkının faydalanacağı şekilde kullanıyorum. Çünkü ben kendi adıma başkalarından ne isteyebilirim ki, ne gibi bir çıkar elde edebilirim. Belediye başkan eşi olmam sadece bu dernekteki çerçeve alanımı büyütmesi için yeterli.

- Malum eşiniz ve siz de çok yoğun performansla çalışmaktasınız. Bu denli yoğunluk içerisindeyken kendinize ve ailenize yeteri kadar zaman ayırabiliyor musunuz?

Şuan ki zaman için konuşacak olursak artık bizler de çalışma hayatında olan insanlar gibiyiz. Duygusal zekâ yani ‘EQ’ (Emotinal Qutoient) kavramı, insan ilişkilerinden, iş ve aile yaşantısına kadar hayatın her alanında başarının kapılarını açma özelliğiyle sahiptir. Çalışan kitle ne kadar vakit ayırıyorlarsa ailelerine ben de o kadar vakit ayırabiliyorum. Şöyle ki; ‘benim mesai saatim bitti’ diyebileceğim bir saat dilimim bile yok. Çünkü ben sürekliliği olan bir yerde çalışmıyorum. Hep sosyal faaliyetlerde bulunuyorum. Bazen sabah çok erken kalktığım gece de çok geç vakitte evime geldiğim zamanlar da oluyor. Bazen de derneğe geç geldiğim, evime erken döndüğümde oluyor. Bu hiç belli olmuyor. Açıkçası bunun dengesini sağlamaya çalışıyorum. İlk başlarda elbette ki çok fazla yoğunduk, fakat artık tanım sıyorsunuz bu hayatı. Eşim belediye başkanı olmadan önce hafta sonu geldiğinde acaba nereye gitsek, zamanı nasıl değerlendirsek diye düşünürdük. Şuanda bir program yapacak olsak acaba ne zaman müsait oluruz? Nasıl bir program yapabiliriz diye düşünüyoruz. En başlarda çocuklarım ve ben çok zorlandık bu şekildeki duruma. Çünkü hep bir aradasınız ve hep bir arada programlar yapıp alışverişe gidiyorsunuz. Çocuklarla ilgili programları, onların istediği şekilde ve hep bir arada yapıyorduk. Bu durum birden bire değişince ister istemez çocuklar açısından zor oldu. Artık onlar da zaman zarfında büyüdüler ve büyüdükleri için de eskisi gibi bize de çok fazla ihtiyaç duymuyorlar. Elbette ki gereken her durumda yanlarındayız. Fiziksel olarak yanlarında olamadığımız durumlarda da hep hissettiriyoruz yanlarında olduğumuzu. İlk başlarda sorarlardı babamız eve ne zaman saat kaçta gelecek derlerdi. Ama artık alıştılar, benim ve babalarının yoğun çalışma performansına. Ben ve çocuklarım bir nevi yardımcı oluyoruz Yunus Bey’e ve ailece yapıyoruz bu mesleği. ‘Hala dokuz yıl boyunca yok bizi ihmal ediyorsun, bize yeteri kadar zaman ayırmıyorsun’ gibi sitemlerde bulunmadık. Şayet bu denli sitemlerde bulunmuş olsaydık enerjisini tüketmiş olurduk.

BAŞLADIĞIM BİR İŞİ YARIM BIRAKMAYI HİÇ SEVMİYORUM

- Ayşe Hanım en sevdiğiniz şeyler nelerdir?

Ben hayatımda hiçbir şekilde boşluğu sevmiyorum. Bir anda tek bir şeyle meşgul olmayı değil, birçok şeyle aynı anda meşgul olmayı seviyorum. Hayatımın her bir karesi dolu dolu olmalı, boşluk kabul edemiyorum. Bana ve aileme yararlı olabilecek kurslara, seminerlere giderek boşluklarımı hep doldurmuşumdur. En keyif alarak yapmış olduğum şey çocuklarımla geçirdiğim zamandır. Evimle uğraşarak eşyalarımın yerlerini değiştirmekten çok hoşlanıyorum. Keza aynı şekilde kitap okumayı çok severim. İnsanlarla diyalog kurmayı, sohbet etmeyi ve onlar için yapacağım bir şey varsa sonuna kadar yapmayı çok severim. Evimde kahvaltı misafiri ağırlamaktan çok memnun oluyorum. Mutfak için yaz sonunda kış hazırlıkları yapmaktan inanılmaz keyif alırım.

- Ayşe Hanım sevmediğiniz şeyler nelerdir?

İnsanın vefasızını ve yapılan vefasızlığı hiç sevmiyorum. Benim için dostluk çok önemli bir unsurdur. Bir arkadaşımın özel veya kötü gününde yanında ilk ben olmalıyım. Bunu yaparken de kesinlikle karşılık beklemeksizin yaparım. Yunus Bey başkan olduğundan bu yana yani dokuz senede gördüğüm insan çeşidinin ve yaşadığım tecrübenin hiç birini şu yaşıma kadar yaşamamışım. İyi veya kötü, olumlu ya da olumsuz olandan bahsediyorum. Her şeyi olumsuz olarak görmüyorum çünkü. Başladığım bir işi yarım bırakmayı hiç sevmiyorum. Riyakârlıktan hiç hoşlanmıyorum. Başkalarının etkisi altında kalarak bana karşı sergilenen tavır ve samimiyetsizce davranışlardan hiç hoşlanmıyorum.

- Ayşe Hanım sizi biraz tanıyalım, kendinizden bahsederimsiniz?

1971 yılında Almanya’da doğdum. Aslen memleketimiz Fatsa’dır. Çocukluğumun ve okul yıllarımın çoğu zamanı Fatsa’da geçti. Dört kardeşiz, iki kız, iki erkek olmak üzere. Kardeşler arasında en büyükleri benim. Evliyim ve dünyalar tatlısı iki çocuk annesiyim.

- Ayşe Hanım son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Çok güzel bir söyleşi oldu. Bu röportaj ile derneğimizin daha fazla duyulacağını düşünüyorum. Zaman ayırıp bu söyleşiyi yaptığınız için teşekkür ederim.

Röportaj: Gülten TOPKARA

 

 

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner85

banner167

banner96

banner23

banner16

banner7

banner82

banner84

banner18

banner19