banner47

KÖRFEZ’DE BİR DEĞİŞİM OLACAKSA BENDE VARIM

- Aday adayı olmaya nasıl karar verdiniz? Ailenizin ve çevrenizin bakış açısı nasıl oldu?

Bu sorunuzun cevabını şöyle vereyim. Ben özel sektörde çalışıyorum. 2002 yılında AK Parti kurulduğunda kurucu oldum Hereke’de. 7 yıl Hereke’de belde başkanlığı yaptım, teşkilatla beraber çalıştık. Belediyeler 2009 yılında birleştirilince özel sektörde işime devam ediyordum. O dönem meclis üyesi olma noktasında bir teveccüh gösterildi. Körfez Belediyesi Meclis Üyesi seçildik. Aynı dönemde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi de seçildim. Bunu takip eden günlerde sayın başkanımızın, işimizden ayrılarak bölge koordinatörü olma noktasında böyle bir teklifte bulundu. İşimizden memnun olduğumuzu aslında söylememize rağmen ısrarlı bir şekilde bu anlamda beraber olmamız gerektiğini söyleyince biz de bu teklifi kabul ettik. Hereke Bölge Koordinatörü olarak 4,5 yıl görev yaptık. Yaptığımız görev sırasında birlikte yol yürümeye başladık. Bu süreç içerisindeki gerek bulunduğumuz bölgedeki halktan gerek teşkilattaki arkadaşlarımızdan gerek meclis üyesi arkadaşlarımızdan gerek dost ve yakın bildiğimiz insanlardan süreç içerisine belediye başkanı adayı olma noktasında teveccühler gelişti. Tabii bu süreci hemen kabullenip ortaya çıkmadık, uzun süre istişareler yaptık. İşin nihayetine, sonuna doğru hem ilçe başkanımızla hem de belediye başkanımızla da bu istişareyi yaptık. Belediye başkanımız ile yaptığımız istişarede böyle bir teveccühün olduğunu kendisine açıkladım. Şunu da biliyorum ki; AK Parti siyaseti ‘gelişim ve değişim’ siyasetidir. AK Parti değişime ve gelişime açık olan bir siyaset güttüğünü hem sayın başkanımız hem ben biliyordum. Böyle bir durumda ‘Sizin olamayacağınız yerde ben de olmak istiyorum’ şeklide konuştum. Eğer ‘Körfez’de bir değişim olacaksa ben de bu yarışın içerisinde olmak istiyorum ama eğer değişim olmayacak ve siz devam edecekseniz zaten hiçbir beklentim ve talebim yok, 30 Mart’a kadar size manevi her türlü desteği vereceğim, bu anlamda size söz de veriyorum. 30 Mart’ta siz koltuğa tekrar geçtiğiniz zaman, ben de işime, gücüme bakacağım’ dedim. Birbirimize karşı inanın çok samimi davrandık. Kendisinin tekrar başkanlık makamında olmaması veya olmayacağı noktasında on bin kere Faruk Denli diyerek cevap vermesi bana açıkçası inanılmaz cesaret ve şevk vermiştir. Aday adayı olmam noktasında bunu bütün gazeteci arkadaşlara ya da bütün toplantılarımda defalarca söylemişimdir. Bunu söylemekte herhangi bir sakınca görmüyorum çünkü aramızda geçen bir diyalogdur. Körfez’de bir değişim olacaksa ‘Ben de varım, bizde varız’ dedik. Hem siyasi hem de belediyecilik tecrübemizle bu işin altından kalkabileceğimizi Körfez’imize hizmet edebileceğimiz noktasında böyle bir inanç doğdu. Böyle bir özgüven geldi. Bu anlamda da bu görüşmelerin sonucunda hem il başkanımız hem büyükşehir başkanımız, bölge milletvekillerimizin tamamı ile görüşerek aday adayı noktasında hiçbir probleminin olmadığından aday adaylığı müracaatımızı yaptık. Süreci çok medeni bir şekilde birbirimizi kırmadan hatta övgüler dağıtarak bu süreci bitirmeye çalışıyoruz. Bize yakışan da budur, AK Parti siyaseti bunu gerektirir.

- Güne nasıl başlıyorsunuz, nerelere gidiyor, neler yapıyorsunuz?

Programlarımızı şöyle yapıyoruz, kendi içerimizde bir çalışma ekibi kurduk. Yaklaşık 15 kişilik bir çalışma grubu oluşturduk. İş durumlarına göre iki üç kişilik inişler çıkışlar oluyor, sürekli beraberiz. Bu ekip içerisinde arkadaşlarımız önümüzdeki günlerin programını hazırlıyorlar. Belirli bölgelerde kanaat örgütleri ile görüşmeler, sivil toplum kuruluşları ile hemşehri dernekleri ile görüşmeler, esnaf görüşmeleri, tüm gün saat saat program ederek, gün bitiminde bir sonraki günün programını alıp devam ediyoruz. Çalışma prensibimiz bu şekildedir, aday adaylığı bitene kadar da bu böyle devam edecektir.

 

İL BAŞKANI VE MİLLETVEKİLİ TANIMAKLA BU İŞ OLMAZ

-Kamuoyunda Kocaeli Milletvekili Fikri Bey ile diyalogunuzun iyi olması ve size Fikri Beyin daha doğrusu aday olmanız noktasında destek vereceği noktasında söylentiler var, bu konu hakkında bilgi verir misiniz? Siz ona güvenerek mi bu yola çıktınız, aday olma olasılığınız Fikri Bey’e mi bağlı?

Bu süreç içerisinde etrafımızdan, halkımızdan, teşkilat üyesi arkadaşlarımızdan, eşimizden dostumuzdan gördüğümüz bu teveccüh işin nihayetinde de üst düzey yöneticilerimizden de gördüğümüz olumlu sinyaller bizi bu noktaya sevk etti. Şunu söylemek istiyorum; AK Parti’nin kurucusuyum. 7 yıl görev yaptım. Şu andaki il başkanı, büyükşehir başkanı ve tüm milletvekilleri ile birlikte çalıştım ve hepsi beni yakından tanıyorlar. Avantaj diyecekseniz benim avantajım belki bu yönden daha çok avantaj. Belediyecilik anlamında Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Karaosmanoğlu ile il başkanı ve diğer milletvekillerinin tamamı ile çalıştım. O insanlar yarın referans anlamında beni sorgulama anlamında kimseye sormayacaklar, hepsinde benim bir kanaatim var, beni hepsi tanıyorlar. Fikri Beyi yakından tanıyorum, doğrudur. Fikri Beyin şu özelliğini çok net biliyorum; Bir işte, kardeşi de olsa, o işi becerecek kabiliyet ve yeteneğe sahip değilse asla ve asla o işe destek vermez. İlyas Beyde aynı karaktere sahiptir, Zeki Bey’de aynı karaktere sahiptir. Mehmet Ali Bey ile ilçe başkanlığı döneminde ve ondan sonraki süreçlerde çok yakinen görüşürüz. Komisyonlarda beraber çalıştık, beni yakından tanır. Siyasetçi birine güvenip yola çıkıyorsa orada hata eder. Önce kendinize, halkınıza, teşkilatlarınıza güveneceksiniz. Bütün bunlar bir araya geldiği zaman zaten güçlü bir irade ortaya çıkmış olacaktır. Yani bir tane il başkanını bir tane milletvekilini tanımakla bu işin olmayacağını hem partimizin geneli hem de halkımızın bilmesi lazım. Sonuç itibari ile bütün milletvekilleri ile yakinen bir ilişkimiz vardır, diğer arkadaşlara karşı bir avantajım varsa ilçe başkanı ve belediye başkanını ayrı tutuyorum çünkü onları da yakinen biliyorlar, böyle bir avantaj varsa böyle bir avantajım var.

YAŞADIĞIM YERE HİMET ETMEK İSTİYORUM

-Siyasetten beklentiniz nedir? Neden siyaset yapmak istiyorsunuz?

İnsanlar yaşadığı yere hizmet etmek durumundadırlar. Ben özel sektörde çalışırken, siyasete girdim. Ben özel sektörde çalışırken siyasetten bir kazanç elde etmediğim halde siyaseti severek yaptım dolayısıyla insanlara faydalı olduğunuz zaman insanların mutlu oluşu hayır duaları sizin bütün yorgunluğunuzu alıyor. Siyaset hayatı tanıma, insana hizmet sanatıdır. Eğer bu sanattan zevk alıyorsanız siyaseti yaparsınız, insanları mutlu etmek beni mutlu ediyor, bu anlamda siyaseti seviyorum.

SOSYAL BELEDİYECİLİĞİ ÜST DÜZEYE ÇIKARACAĞIZ

-Körfez Belediye Başkanlığına talipsiniz. Yunus Bey’in büyükşehrin ortaklaşa çalışması ile Körfez’deki büyük projelerin hepsi tamamlandı. Yunus Bey önümüzdeki dönem görsel anlamda projelerinin olduğunu belirtmişti. Belediye başkanı seçilirseniz, ne yapmayı planlıyorsunuz?

Şehirler canlı organizmalardır tıpkı insanlar gibidir. Sorunları asla bitmez. Bir ihtiyacı karşılarsınız ardından başka bir ihtiyaç gündeme gelir dolayısıyla on yıl önceki Körfez ile on yıl sonraki Körfez bir değil. Kocaeli sanayi anlamda en yoğunlaşmış bir ildir. Körfez’de sanayi en yoğun olan ilçelerden biridir. Sanayinin yük olarak getirdiği yaptırımlar var, bu yükler insanların yaşamlarının kalitesini olumsuz etkileyecek faktörler oluşturuyor. Bunları ortadan kaldırmak için çok önemli projelerin yapılması lazım. Körfez Belediyesi olarak değil büyükşehir belediyesi olarak merkezi yönetim entegre olarak beraberce Körfez’de oluşacak sanayinin getirdiği ağır olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için projeler ortaya koymamız lazım. Sosyal alanda belediyeyi geliştirip yaygınlaştırmamız lazım. Başkanımızın önümüzdeki dönemde hayal ettiği çevresel anlamda daha güzel bir Körfez yaratmak için projeler üretilmesi lazım. Bunlar nedir diyeceksiniz? Bunları bizim tek başına yapma gibi bir imkanımız yok. Zaten 5216 sayılı yasa ile Kocaeli, büyükşehir oldu. Büyükşehrin sorumluluğunda olan görev alanları var, alt belediyenin sorumluluğunda olan görev alanları var. Bunları entegre bir şekilde beraberce hem merkezi yönetim hem de büyükşehrin alt belediye ile bir araya gelip problemleri öncelikli sıraya göre sıralayıp proje üretip hayata geçirerek insanımızın yaşam kalitesini yaşam konforunu daha rahat bir ülkede yaşaması anlamında azami gayret sarf etmemiz lazım. Size soruyorum. Burada genelde sanayide çalışan insan topluluğu var, insanımızın haftada bir gün tatili var. O insanımızın şöyle düşünmemesi lazım, “Ya ben bugün Körfez’in dışına çıkayım da dinleneyim” gibi bir düşünceyi ortadan kaldırmak için, dediğim faktörleri bir araya getirerek insanımızın da yaşamaktan keyif aldığı daha konforlu bir ilçe haline döndürmek için elimizden gelen gayreti gösterme gibi çalışmamız olacaktır. Sosyal belediyeyi üst düzeye çıkartacağız.

- Faruk Denli denildiği zaman Hereke akıllara geliyor. Hereke ile bütünlenmiş bir isim gibi yorumlanıyor. Sizin diğer kesimlerde tanınma oranınız nedir? Önümüzdeki süreçte kamuoyu anketi yapılacak, en yüksek oyu yine Hereke’den alacağınız söyleniyor. Bu konu hakkındaki görüşleriniz neler?

Aslında haklılık payı var, bu söylemlerin. Yok dersem doğru söylemiş olmam. Bizim tanınma gibi bir problemiz yok. AK Parti’nin kurucularından olduğum için Körfez ilçe teşkilatı ile 12 yıldır beraber çalışıyoruz. Körfez’de 20 mahallemiz var. 20 mahallenin mahalle başkanları, mahalle yönetimleri, kadın kolları, gençlik kolları ve yönetimleri var. Rakamsal olarak bunları vurduğunuz zaman yaklaşık 2 bin kişi AK Parti’nin teşkilatlarında görev yapan kardeşlerimiz, arkadaşlarımız var bu insanlar bire bir beni tanıyorlar. Her mahallede en azından 100-150 kişi var. Meclis üyesi anlamında arkadaşlarımızın etrafları ile tanışıyoruz, çok tanınmıyorum değil fakat yeterli derece de tanımıyorum desek daha doğru olur. Bu süreç içerisinde aday adaylığı süresince biliyorsunuz kamuoyu isim anlamında çok çabuk telaffuzu alıyor ve ismi biliyor belki sima olarak bilinmiyor olabilir ama onu da hemşehri dernekleri, sivil toplum kuruluşları gibi yerlerde tanışıyoruz. Mesela dün Ticaret Odasının yönetim kurulu toplantısına katıldık, şöyle bir baktım %50’sini birebir de tanıyorum.  %50’sini de sima olarak tanıyorum fakat ismen birbirimizi tanımıyoruz. Bu gibi ortamlar bu gibi toplantılar bizim tanınma noktamızdaki trendimizi hızla yukarıya doğru çekecektir. Aday adaylığı süresinde 20 günde Körfez dediğiniz dar alanda çok yoğun bir nüfusu olan bir ilçemiz. Yerleşik alanı dar ama nüfusu yoğun bir ilçemiz. Bu anlamda tanınma eksikliğimizi kapatmamız için sanıyorum uzun bir vadede bir sürece ihtiyacımız yok. Kısa zamanda da tanınmamız Hereke’de yaptığımız, aldığımız o sinerji Körfez’de çok daha rahat çok çabuk tanınmamız konusunda etkin olacaktır diye düşünüyorum. Yunus Pehlivan kadar veya Engin Koyun kadar tanınıyorum dersem, doğru olmaz ama tanınmayacağım anlamına da gelmez. Hızla her geçen gün yaptığımız toplantı da insanımız bize ismimiz ile hitap ediyor, bu da ne kadar ilerlediğimizin göstergesi diye düşünüyorum.

HER KESİMDEN İNSAN BENİ DESTEKLİYOR

-Aday adayı olduktan sonra halk ile iç içesiniz. Size halkın bakış açısı nasıl?

Bu fikirlerin oluşmasının ana sebeplerinden birisi de görev yaptığımız alanlarda ya da partili arkadaşlarımız, parti sempatizanları ya da dışarıda partili olmayan insanların bu alanda bize bu fikir noktasında teveccüh göstermesi çıkış noktamızın ana başlıklarından bir tanesi. Müracaat için cuma günü bir toplantı yaptık. Orada gazetecilerin gözlemlediği ve ifadesi 1000- 1300’ ün üzerinde tarafsız birçok vatandaşımızın katılımı söz konusu olmuş. Beni tebrike gelenleri görünce hiç beklemediğim kesimlerden bire bir de tanıdığım ama siyasi olarak bize çok yakın olmayan ama orada bizi kutlayan insanları görünce çok duygulandım. Yani demek ki, biz yelpazeyi çok geniş tutmuşuz insanlarımızın bize teveccühü yalnızca partili olanların değil her kesimden insanın bizi kucakladığı bizi desteklediğini söylemek için oraya geldiğini görünce demek ki biz doğru çizgi yakalamışız. İnsanımızı kucaklamışız diye bir düşünce hâsıl oldu ben de, gerçekten duygulandım. Duygulanmamak elde değil çünkü; hiç beklemediğiniz tahmin dahi edemediğiniz kişiler gelip size destek oluyor. Bunlar bizim için çok önemli faktörlerdir. Bu süreç içerisinde Körfez’de siyasi toplum kuruluşları olsun, ticaret odası olsun buralarda yaptığımız temaslarda insanımızın yaptığımız temaslarda sıcak yaklaşımı pozitif elektrik vermesi bizi bu anlamda cesaretlendirdi. Bilen bilene anlattığı zaman bizimle alakalı düşüncenin daha çok pozitif olduğu kanaati hâsıl oldu. Gittiğimiz her yerde itibar görüyoruz, Anadolu’da bir tabir vardır “El üstünde tutuyorlar” Onun için ben mutluyum, demek ki çizgimiz insanlara yaklaşım tarzımız bakış açımız doğruymuş. Şu ana kadar gidiş hattımız doğru Allah bozmasın inşallah.

HERKES GİBİ BENDE KENDİMİ ŞANSLI GÖRÜYORUM

- Üç dönem ilçe başkanlığı yapmış bir Engin Koyun ve iki dönem belediye başkanlığı yapmış bir Yunus Pehlivan var iken siz şansınızı nasıl görüyorsunuz. Tüm diğer aday adaylarına göre?

Herkesin kendisine göre yeteneği kabiliyeti var. Sonuç itibariyle temayülün sonucu olan o parametre, kamuoyu yoklamaları ve üst kurul dediğimiz il başkanımız, büyükşehir başkanımız, bölge milletvekillerimiz, partilerimizin yetkili organları bu değerlendirmeyi yapacaklar. Herkes bu anlamda kendisini şanslı görüyor. Ben de bu süreç içerisinde partinin geçmişteki sürecinden bugüne kadar yaptığım hizmetler ve belediyecilik ve beşeri münasebetlerimiz çok göz önüne alınırsa, üst organı oluşturan milletvekillerimiz, başkanımızın bizi yakinen tanıması anlamındaki bu düşünceler bizim de şansımız olacağı düşüncemizi oluşturuyor. Kısmet bu iş, hangi arkadaşımız olursa olsun doğru olan odur inancı olacak biz de ve kim aday olursa sonuna kadar arkasında mücadelemizi sürdüreceğiz. Partili olma, parti ahlakı, insan ahlakı bunu gerektiriyor.

- Meclis üyesi kadronuzu nasıl oluşturmayı planlıyorsunuz?

Meclis üyesi kadrosu genelde istişareler sonucunda oluşuyor. Partinin yetkili organları ile beraber, Körfez’in tamamını temsil edecek yetenekli ve kabiliyetli insanlardan oluşacak tarzda ana vizyon ile kadroyu oluşturacağız. Çok sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum açıkçası.

- Faruk Denli kimdir?

1964, Gümüşhane doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi burada üniversite tahsilimi Hacettepe Üniversitesi’nde Maden Bölümü ön lisans mezunu olarak tamamladım. İstanbul’da askerliğimi bitirdim. 1989 yılından 2009 yılına kadar özel sektörde çeşitli kademelerde çalıştım. 2002 yılından 2009 yılına kadar Hereke’de AK Parti belde başkanlığını görevini üstlendim.  2009 yılında Körfez Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi oldum. 20 gün öncesine kadar Hereke Bölge Koordinatörlüğü görevini yürüttüm. Büyükşehir çatısı altında çeşitli komisyon başkanlıkları ve son iki yıldır da büyükşehir encümen üyeliğimi sürdürüyorum. Süreci bu şekilde götürmeye çalışıyoruz. AK Parti kurucu üyesi olarak başladım, 7 yıl belde başkanlığı yaptım.

 

Röportaj: Gülten TOPKARA

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner23

banner48

banner49

banner5

banner7

banner17

banner18