Korunak İş Sağlığı ve Güvenliği Yöneticisi Mehmet Hatip Erkınay; Güvenli çalışıp, sağlıklı yaşamak

- Hatip Bey Korunak İş Güvenliği Şirketi ne zaman kuruldu? Ne zamandan beri faaliyet görüyorsunuz? Kaç kişi çalışıyor? Bize hizmetinizden bahseder misiniz?

Korunak İş Sağlığı Eğitim ve Danışmanlık Firması ortak sağlık güvenlik birimi olarak yaklaşık iki yıldır uzman kadrosuyla hizmet vermektedir. Maden mühendisi Ozan Erikçi tarafından kurulmuş firmadır. Ben de Mehmet Hatip Erkınay olarak şirketin yönetiminde bulunuyorum. İş güvenliği uzmanlarımız var. İş yeri eğitimlerimiz var. Uzman kadromuzla eğitimlere devam ediyoruz. Fark oluşturmaya çalışıyoruz. Bu sektörde farklı olduğumuzu iddia ediyorum.

- İş güvenliğinin öneminden bahseder misiniz?

İş güvenliği Türkiye’de gerçekten yeni gelişmeye başlayan bir kavram olmasına rağmen, çok önemli bir kavramdır. Mutlaka dikkat edilmesi gereken bir kavramdır. Biz işyerlerine gittiğimiz zaman ben özellikle ısrarla vurguladığım şeylerden bir tanesi; iş güvenliği kültürünü oluşturalım. Yani öncelikle iş güvenliğinin ne demek olduğunu anlamamız lazım. İş güvenliği demek insan demek. İş güvenliği demek güvence demek. İş güveliği demek çocuklarımızın gülmesi demek. Çalışan anne ve babanın evine mutlu dönebilmesi demek. Böyle tarif edebiliriz bir bakıma.

- Hizmetten bahseder misiniz? Yani firmaların iş güvenliği yapma zorunluluğu var. Buraya firmalar geldiği zaman siz nasıl bilgiler veriyorsunuz, danışmanlık veriyorsunuz? Siz onlara uyarı da bulunuyorsunuz bildiğimiz kadarıyla. Buraya gelen firma yetkililerine neler anlatıyorsunuz ve çalışanlarına karşı uygulama sisteminiz nasıl?""

Şimdi 6331 sayılı yasa İş Güvenliği Yasasıdır. 2012 yılından itibaren devreye girmiştir. Biz firmaları üçe ayırıyoruz. Daha doğrusu 6331 sayılı yasa ayırır. Az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olmak üzere. Az tehlikeli olan firmalar da 2016 yılının 7. ayından itibaren yasal yükümlülüğe girmiş olacaklar. Ancak biz onlara da söylüyoruz. Kapsam dışında dahi olsalar, güvenliğimiz yasayla her zaman yasayla korunmamalı. Yasa her zaman mutlaka olmalı ama yasa olmasa da biz benliğimizi korumalıyız. Ve her zaman çalıştığımız firmalara, elemanlara bunu söylüyoruz. Önce güvenlik diyoruz. Siz olmasanız çocuklarınız da mutlu olamaz. Onun için önce güvenliğinizi sağlayacaksınız. Tedbirinizi alacaksınız. Tabi ki güvenlik dediğimiz zaman insanın aklına ilk olarak bedenen ve ruhen o işe hazır olup olmadığını tespit etmekle başlıyoruz. Yani iş yeri hekimlerimiz, gerekli sağlık taramalarını, kan tahlili olsun, EKG olsun, akciğer filmleri olsun gerekli tüm tetkikleri yaptırarak o tetkiklere göre insanın, çalışan elemanın o işe uygun olup olmadığı hakkında kararını veriyor. Onayladıktan sonra iş güvenliği bilinci ve kültürü oluşturmak maksadıyla iş güvenliği eğitimi uzmanlarımız tarafından eğitim veriliyor. Slayt gösterileri yapılıyor örnekler gösterilerek. İnsanların dikkatini önce bu konuya çekiyoruz. Önce muayene ediyoruz, uygun olduğunu tespit ediyoruz sonrasında eğitiyoruz ve bundan sonrasında diyoruz ki; Türklerin güzel bir sözü vardır; “Tedbir bizden, takdir Allah’tan” derler. Biz o tedbirleri almakla mükellefiz, biz  uyarmakla mükellefiz. İşveren de o tedbirleri yaptırmakla mükellef. Burada yanlış anlaşılan bir şey var. Bazı işverenler zannediyorlar ki bizim gibi ortak sağlık güvenlik firmalarıyla beraber ya da iş güvenliği uzmanı ve hekimiyle anlaştıkları zaman bütün problemi çözdüklerini zannediyorlar. Biz uyarmakla mükellefiz. Yardım etmekle mükellefiz. Onlara hatayı göstermekle mükellefiz. Ama uygulatmak işverene mahsus. İşverenin yükümlülüğünde. Bizimle birlikte onlar da bizim kadar sorumludurlar. Tabi bunun önce işverenin kabullenmesi ve çalışan personelin de mutlaka buna uyum sağlaması gerekiyor.

- Yani burada sonuçta işçi sizin sağlık taramanızdan geçtikten sonra bu işte çalışabilir diyorsunuz firmaya. Ama işçinin başına bir şey gelirse bu tamamen firmanın sorumluluğunda. Öyle mi?

Tamamen demeyelim de yani tabi ki hepimiz sorumluyuz. Her hangi bir kaza ya da sıkıntı olduğu zaman iş müfettişleri geldiklerinde sorguladıkları şeylerin başında bizim öncelikle iş güveliği firmalarının, ortak sağlık güvenlik birimlerinin Korunak OSGB olarak, diyelim ki bizim çalıştığımız bir firmada bir iş kazası olduğunda gelen müfettiş bizim kendi yükümlülüğümüzü yerine getirip getirmediğimizi bakacak. Yani biz bunu muayene etmiş miyiz, sağlık taramasından geçmiş miyiz, periyodik kontrollerini yaptırmış mıyız, periyodik eğitimlerini verdirmiş miyiz, kişisel koruyucu donanımlarının verilmesini sağlamış mıyız, nasıl bir kişisel koruyucu donanım kullanması gerektiğini anlatmış mıyız? Bütün bunları yapmışsak eğer işçinin bu yükümlülüğü yerine getirip getirmediğine de bakılır. İşverenin eğer kusuru tespit edilirse işveren, bizim kusurumuz tespit edilirse biz sorumlu oluyoruz. Tabi ki işçinin de burada kusuru olabiliyor. Genelde biz inşaatlara da gidiyoruz. Baktığımız zaman inşaatlarda insanlar Tarzan gibi çalışıyorlar maalesef. Özellikle Derince’de çok yakın bir zamanda iskeleyi gördüm ve gerçekten çok üzüldüm. Bu kadar iş güvenliği yasası uzun zamandır devrede olmasına rağmen, bizim bütün bu çabamıza rağmen bakıyorsunuz hem de merkezi bir yerde ne yazık ki gözden kaçmış. Yani iskeleler maalesef bazı iş yerlerinde yürekler acısı. Sorduğumuz zaman belki iş güvenliği kağıt üzerinde bazı şeyler yerine gelmiş olabilir. Bizim amacımız kağıt üzerinde yasak salmak değil, iş güvenliği kültürü oluşturmak, insanların güvenli, sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamak.

- Şimdi firma size geldi Siz bütün sağlık taraması vesaire bütün işleri bitirdiniz. Ondan sonra da denetleme görevi de yapıyor musunuz?

Tabi ki periyodik olarak iş yerlerine kontrole gidiyoruz. Yapılan herhangi bir risk var mı diye. Risk değerlendirmesi yapıyoruz uzmanlarımız eşliğinde. Risk değerlendirmesinde çalışan personeli, işvereni yani bütün o yetkililerden de bilgi alarak birlikte işyerinde ne gibi bir tehlikeler var onu değerlendiriyoruz. Ne gibi eksiklikler var, ne yapılması gerekiyor. Acil durum planları oluşturuyoruz. Yangınla ilgili emniyet tedbirleri alınmış mı alınmamış mı ona bakıyoruz. Bunları tamamladıktan sonra kendilerine birer kopya veriyoruz. Bir kopya biz de kalıyor. Sadece demin de söylediğim gibi yasak salmakla kalmıyoruz. Sonrasında bu dediklerimizin uygulanıp uygulanmadığını da denetlemek bizim yükümlülüğümüz.

""- Şimdi Hatip Bey Kocaeli’de bir sürü İş Sağlığı ve Güvenliği yapan firmalar var, şirketler var. Siz de onlardan bir tanesisiniz. Yaklaşık 2 yıldır faaliyet gösteriyorsunuz. Firmaların sonuçta hangi iş güvenliği firmasını seçeceği kendi tercihlerine kalmış bir şey. Firmalar sizi neden seçsin? Siz az önce de dediniz ki farkındalık yaratmak istiyoruz. Sizin ne farklılığınız var ki müşteriler size gelsin?

Biz her zaman şunu söylüyoruz; biz önce iş güvenliği kültürü edindirmeye çalışıyoruz. Önce işverenimize, sonrasında çalışan personelimize, sonra işyerine gittiğimiz şirketlerin personeline mutlaka bunlara iş güvenliği kültürünü edindirmeye çalışıyoruz. Bu çok önemli. Yani bunu edinmediğiniz, önemsemediğiniz, dert etmediğiniz zaman başarılı olmanız mümkün değil. Biz her zaman diyoruz tabi ki bizi seçmelerini isteriz ama bizim ayrıcalığımız biz iş güvenliği uzmanımız ve iş yeri hekimimizle birlikte iş yeri ziyaretlere gidiyoruz. Sadece ziyaret etmekle kalmıyoruz. Kayıtlarımızı, notlarımızı alıyoruz. Mesela diyelim ki bizim iş yeri hekimimiz her hangi bir şirkete gittiği zaman bunu söylüyoruz ve birçoğunun haberi yok. Firmaya ve çalışana personeline diyoruz ki işyeri hekimimiz senin için geldi bugün buraya. Hastaysan muayene edecek, gerekiyorsa ilacını yazacak ve eczaneden gidip ücretsiz alabileceksin. Ayrıca bir de işyeri hekimiyle çalışmanın avantajı var. Biliyorsunuz her reçete başına ücret kesiliyor maaşlarımızdan. İş yeri hekiminden aldığı ilaçlarda her hangi bir ücret kesintisi olmuyor. Direkt eczaneden gidip ücretsiz bir şekilde alabiliyor. Ve hastalarımızın sağlıklarını takip ediyoruz. Yani hastalandı birisi, bunun sadece ilacını yazmakla kalmıyoruz. Hastalığı atlatıp atlatmadığını takip ediyoruz. Fiyat yönünden de uygun olduğumuzu görüyoruz. Birçok yerlere gittiğimiz zaman bakıyoruz gerçekten de fiyatlarımızın uygun olduğunu söylüyor arkadaşlarımız. Bizim için zaten deminde söylediğim gibi önce para demiyoruz. Önce iş güvenliği kültürü diyoruz. Ve tabi ki bu da ticarettir neticede. Biz de para kazanmak durumundayız. Fiyatlarımızın piyasaya göre uygun olduğunu biliyorum. Genelde firmalardan tercih edilme sebebimiz de, uygunluğumuz ve kişisel ilişkilerimizin iyi olmasından ötürüdür.

- Hatip Bey yakın zamanda yasayla ilgili uygulanacak maddeler var mı?

Temmuz 2016 itibariyle biraz önce söylediğim gibi az tehlikeli firmalar da yasa kapsamına girecekler. Bunu şu anda inşaatlarda, sanayilerde çok tehlikeli ve tehlikeli dediğimiz yerlerde zaten yürürlüğe girmiş durumda. Apartmanlar da özellikle sitelerde 1 Temmuz 2016 itibariyle bu yasa kapsamına girmiş olacaklar. İş güvenliği uzmanı ve doktorla anlaşmak zorundalar. İş güvenliği ve doktorla birebir de anlaşabilirler ya da bizim gibi Ortak Sağlık Güvenlik Birimleriyle de anlaşabilirler. Ama genelde Ortak Sağlık Güvenlik Birimi tercih nedeni oluyor. Çünkü bir muhatabınız oluyor. Uzman da doktorda aynı kişiye muhatap oluyorsunuz. Daha kurumsal bir çözüm oluyor. Önerimiz Ortak Sağlık Güvenlik Birimiyle anlaşmaları.

 

İLETİŞİM BİLGİLERİ

Yenişehir Mah. Sultanbaba Sk. No: 28/A

İzmit / KOCAELİ

Tel & Fax: 0262 331 41 51

GSM: 0532 396 96 81

www.korunakosgb.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner20

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7