‘Savaşta mücadele eden işçilerimiz, barışta arkaya itilmemeli’

Hizmet-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı İdris Ersoy, “Türkiye’nin bu günlere ulaşmasında hiç kuşkusuz en büyük emeği olan kesim işçilerimizdir. 28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz’da tankların, silahların karşısına emeğinden başka bir gücü olmayan işçilerimiz durmuştur. Savaşta mücadelede en önde olanlar, barışta arkaya itilmemeli. İnşallah o zor günlerde gereğini yapan işçilerimiz huzurlu günlerde de karşılığını görecek diyorum” dedi.

 

- Hizmet-İş Sendikasını tanıyalım, sendikanın Türkiye ve Kocaeli’deki durumu nedir?

Hizmet-İş Sendikası Hak İş Konfederasyo’nun en büyük sendikası ve Türkiye'nin iki büyük sendikasıdır. 7000 üyesiyle Kocaeli'de bulunan sendikaların da şube olarak en büyüğüdür.

- Belde AŞ. İSU Genel Müdürlüğü, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Derince Belediyesi’nde toplu iş sözleşmelerinde son durum nedir?

Bu yıl 3 belediye ve 1 belediye iştirak olan Belde AŞ. olmak üzere 4 sözleşme görüşmesine devam ediyoruz. Yaklaşık 3000 arkadaşımızı ve ailelerinin geleceğini etkileyecek kent içinde önem arz eden toplu sözleşeme  pazarlık görüşmeleri, her 4 sözleşmede de sona doğru gelindi. Derince Belediyesi’nde ücret teklifi 0 sıfır olarak verildi ve 60 günlük yasal süreç sonuna geldik. Arabulucu müracaatında bulunduk, Şubat 7’de arabulucu belirlenecek, Belde A.Ş.  kadrolu işçiler içinde enflasyon oranında bir teklif var. İhaleli yani taşeron çalışanlar içinde pazarlık sürüyor. Büyükşehir ve İSU içinde 13 Şubat ücret teklifi sunulacak ve böylece iki hafta içinde sözleşmelerin kaderi şekillenmiş olacak. Biz de Hizmet-İş şube başkanlığı olarak tekliflere göre görüşme süreçleri ve mücadele stratejimizi belirleyeceğiz. 

- Bu dönemde sizce bu sözleşme görüşmeleri olumlu sonuçlanır mı?
Biz işçi kesimi ve temsilcileri olarak sözleşmelerin masada her iki tarafın onayı ile imzalanarak bitmesinden yanayız. Ancak bu sözleşmelerin bitmesinin en büyük etkeni işveren tarafı olacaktır. Eğer işverenler çalışanların bu ülkenin real gerçeği hayat pahalılığı görürler ve buna endeksli insan onuruna yakışan bir ücret artışını çalıştırdığı işçilerine reva görürlerse, keza müzakere masasında hissettirilirse muhakkak sözleşmeler masada bitecektir. Ancak görüşme masasında bazı sözleşmeler için gösterilen tavır ve verilen ücret tekliflerin maalesef  bu durumun hiç de böyle olmadığını görüyoruz. Bu ülkede maalesef 1980’den sonra bütün krizlerin, olumsuzlukların faturası işçilere kesiliyor. Eğer bir kurumda, bir işyerinde biraz sıkıntı, insan onuruna yanaşan bir ücret alınmaya başlanmaya görünsün hemen bazı işverenler otomatik olarak savunmaya geçiyor. Önce işçi sınıfının kazanılmış hakları ve ücretine saldırıyorlar, bu yaklaşım doğru değil. Sıfır zamlar, sadece TUİK tarafından belirlenen ve çok da hayatın yaşam gerçeği ile bağdaşmayan enflasyon zammını önermek doğru değil. Kaldı ki sözleşmeler sadece ücretle alakalı da değil, diğer sosyal hak ve işyerindeki çalışma şartları ile ilgili düzenlemelerde de yer yer sıkıntılar yaşıyoruz. İnşallah bu dönemde de bu sıkıntıları aşarak bu referandum öncesi sözleşmeleri bitiririz.
 

- Taşeron çalışanları ile ilgili son durum nedir?

Taşeron sorunu bu ülkede çalışma hayatının en büyük sorunu haline gelmiştir. Sadece kamuda bile 1 milyona varmış ve iş kanununa aykırı bir sistemde çalıştırılmaya devam edilen bu arkadaşlar maalesef büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Ücret olarak zaten asgari ücret veya az üzerinde çalıştırılan bu arkadaşlar iş yaşamında kanun haklarını bile kullanmalarına yer yer müsaade edilmiyor. Örgütlenme ve sendikal bir sözleşme istekleri bile engellenmektedir, örgütlenen işyerlerinde bile toplu iş sözleşmesi yapmak bazı kanuni sıkıntılardan 11 ay sonra ancak yüksek hakem kurulundan gelmekte ve çalışanları tatmin etmemektedir. Bu sorunun referandum öncesi hükümetimiz tarafından bir taşeron yasası ile çözülmesini tüm taşeronlar beklemektedir. Fiili durumu böyle devam etmesi kimseye faydası olmayacaktır, biz sayın Cumhurbaşkanımıza güveniyoruz, inşallah tüm taşeronlar kadroya geçeceğine olan inancımızı koruyoruz. 

- Özel sözleşmeli personel yasası için ne düşünüyorsunuz?

22.03.2016 yılında dönemin Başbakanı tarafından açıklanan ve ‘bütün taşeronlara kadro verdik’ ifadesinden sonra açıkçası hep beraber sevindik. Ancak yasanın şekillenmesinden sonra gördük ki bu kadro değil, özel sözleşmeli personel. İşçilerimiz aynı ücretle 3 yıl arayla yenilenen sözleşme ile çalışmaya devam edecek. Statüsü ne olduğu belli olmayan (işçimi, memurum), örgütlenme ve sendikal hakkın ortadan kalktığı bir kanun. Bunu sendikalar ve işçiler olarak kabul etmemiz mümkün değildi. İtirazlarımızı sıraladık ve beklemeye geçtik. Yeniden değerlendirildiğini biliyoruz. Yakın zamanda yeni haliyle önümüze gelir ve umut ediyoruz, çalışanlarımızın istediği ki kanunlaşır. 

- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Türkiye’nin bu günlere ulaşmasında hiç kuşkusuz en büyük emeği olan kesim işçilerimizdir, emekçilerimizdir. Ülkemiz, şehirlerimiz ekonomik olarak gelişmiş ve çağdaşlaşmışsa, demokrasimize ve milli irademize darbe vurmak isteyen küresel güçler ve onların taşeronlarına karşı da büyük bir mücadele yapılmışsa da yine bun da en büyük pay çalışanlarımızdır. 28 Şubat, 27 Nisan, 15 Temmuz’da tankların, silahların karşısına yine emeğinden başka bir gücü olmayan işçilerimiz durmuştur. Kalkışma tehlikesi karşısında otobüsleri, kamyonları, iş makinaları yine tüm tehlikelere karşı bu işçi kışlaların önüne araçlar sürmüştür. Yine miting ve gösterilerde  ülkesine, devletine ve seçtiklerine bağlılığı göstermiş ve en ön saflarda yerini almıştır. Biz bunu vatana, millete ve bu ülkeye olan borcumuz bildik. Bilge bir büyüğün dediği gibi "Vatan savaşta fakirlerin, barışta zenginlerindir" sözünü de yine bir kez daha yaşadık ama biz bunun artık böyle olmasını istemiyoruz. Bizi yönetenlerin böyle düşündüğünü tahmin etmiyoruz. Savaşta mücadelede en önde olanlar, barışta arkaya itilmemeli. İnşallah o zor günlerde gereğini yapan işçilerimiz huzurlu günlerde de karşılığını görecek diyorum. 

İdris Ersoy kimdir?

1975 Trabzon doğumluyum. Hereke  Lisesi mezunuyum 1994 yılında Gebze Belediyesi’nde çalışma hayatına başladım. 2000 yılında işyeri temsilcisi, 2004 baş temsilci, 2006 şube sekreteri ve 2008 şube başkanı oldum. 11 yıldır profesyonel  olarak sendikal mücadelenin içinde üyelerimize hizmet etmeye devam ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner5

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7