SERTİF GÖKÇE: İKİNCİ VE SON KEZ ADAYIM

Kocaeli Baro Başkanı Sertif Gökçe ile 15-16 Eylül tarihinde yapılacak baro seçimini konuştuk.

20 yıldır ilk kez tek adaylı gerçekleşecek seçime katılım noktasında üyelerin duyarlı davranacağını söyleyen Sertif Gökçe, bir kez daha yargı bağımsızlığının elzem olduğunu söyledi.

Gökçe, “4-5 yıl hukuku kullananlar bugün hukuka muhtaç halde. Yargının bağımsızlığını en çok siyasetçiler istemeli” dedi.

Hukuk camiasında sevilen bir isim olan ve seçildiği günden itibaren meslektaşlarının çalışma şartlarını kolaylaştırmak adına ekibiyle güzle işler başaran Gökçe, tek adaylı bir seçim yapacak olmalarını, “Zorlama yok. Tek adaylı olmasını üyelerimiz tercih etti. Çalışmalarımızdan memnun olmak için böyle bir tercihte bulundular” dedi.

Baronun seçimleri uzun yıllardır ilk kez tek adaylı olacak. Bunu neye bağlıyorsunuz?

1996’dan beridir Kocaeli Barosu’ndayım. O dönemden beridir 20 yıldır ben de tek aday görmedim ama öncesinde mutlaka vardır. Kocaeli Barosu, demokratik kültürün çok geliştiği, demokrasiye inanmış ve bünyesinde onlarca baro başkanı çıkaracak yapıda bir barodur. Bu dönemki çalışmalarımızı üyelerimizin çok büyük bir kısmı zaten beğeniyordu. Geri dönüşler de çok iyiydi. Seçildiğimiz günden itibaren hep şunu söyledik; bize oy vermiş ya da vermemiş herkesin baro başkanı olacağız, herkesi kucaklayacağız, kimseyi ötekileştirmeyeceğiz ve en büyük projemiz barodaki birlik ve bütünlüğü sağlamaktı. Gerçekten bunu sağladığımızı düşünüyorum. Arkadaşlarımız bunu bize çok sık söylüyor ve memnuniyetlerini dile getiriyorlardı. Ben başka aday çıkmamasını şuna bağlıyorum; arkadaşlarımızın bir dönem daha bu şekilde devam etmesinden yana olduğunu düşünüyorum. Yoksa Kocaeli Barosu her dönem bünyesinde başkan çıkarabilecek güçlü bir barodur. Bir dönem daha bizim yönetimimizin bu işi yürütmesini istiyorlar diye düşünüyorum.

Başka bir aday çıkmaması acaba içerisinde bulunduğumuz zor süreçten mi?

Ben sürece bağlamıyorum.  Baromuzda seçim çalışmaları 6 ay önce başlardı. Son 1 ay ya da 20 günde aday çıkmaz bizde. Kocaeli Barosu’ndaki demokratik teamül şöyledir; seçime 8-9 ya da 6 ay kala adaylar ortaya çıkar, en az 6 ay seçim çalışması yapılır. Meslektaşlarımızın hiçbirisi 15 Temmuz öncesi bu çalışmayı yapmadı. Kocaeli Barosu demokratik birikimi ve kültürü olan bir barodur. Bu işi yapabilecek çok nitelikli arkadaşlarımız var. 2 yıl görev yaptık ve 2 yıl daha görev yapmamızı istediler. Süreç yoğun ve zor bir süreç, bu da bize denk geldi. Aday çıkmamasını sürece bağlamıyorum. Ama hukuken 15 Ekim’e kadar herhangi bir arkadaşımızın aday olma hakkı var.

HAKKIMIZI ALACAĞIZ

Söz verip yapamadığınız bir projeniz oldu mu?

2014 Ekim ayında seçildiğimizde vaatlerimiz vardı. En önemlisi Kocaeli Barosu’nu meslektaş odaklı yönetmekti. Bunu başardığımıza inanıyoruz. Burası bir meslek odası. Her düşüncede insan barınıyor. Kocaeli  Barosu’nda bugün ciddi bir birlik ve beraberlik var. İkincisi ve en önemlisi meslektaşlarımızın rahat çalışabilmesi için rahat bir ortam sağlamayı vaat ettik. Bunu da büyük oranda gerçekleştirdik. Gebze ve Gölcük’te yeni adliyeler açıldı. Avukat odalarının rahat hale getirilmesi için çalıştık. İlçeler arası servis koyduk. İstanbul da keza servisimiz var. Yine cep telefonu uygulamasıyla tüm meslektaşlarımızın birbirleriyle iletişimini sağladık. Baromuzun bünyesinde kurumsal dergiler çıkardık.  Eğitimler yaptık, sertifika programları yaptık. Genç meslektaşlarımızın kendilerini herhangi bir alanda uzmanlaştırması için çalışmalar  gerçekleştirdik. Bunlar da meslektaşlarımızın çok hoşuna gitti.  Birçok kişi ilgilendiği, sevdiği dalda sertifika aldı. Söylediklerimizin hemen hemen tamamını yaptık. Bir tanesi hariç.

Nedir o?

Bağımsız, büyük bir bina vaadimiz vardı. Kocaeli Barosu’nun en büyük hakkıydı bu. Binamızı yapsaydık Türkiye Barolar Birliği’nin finansman sağlamasıyla yapacaktık, bunu o zaman da söylemiştik. Bu zamana kadar baroların binalarını, Türkiye Barolar Birliği aldı. Barolar birliği başkanımız biz ilk seçildiğimizde Kocaeli’ye geldiğinde bizzat bina alacağına dair söz vermişti. Biz de bu söze güvenerek çok ciddi çalışmalar yaptık ve alternatif yerler de bulduk. Yahya Kaptan’ın karşısında Yenişehir’de bir yer bulduk tam kapasiteli 4-5 katlı içerisinde konferans salonuyla lokaliyle bir yer olacaktı. Baro üyelerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayacak bir binaydı. Aslında amacımız arsa almaktı, tamamıyla ihtiyacımızı karşılayacak bir binayı ancak bu şekilde yapabiliriz. Arsa da bulduk ancak o dönem Barolar Birliği finansman sağlamayacağını söyledi ve bu döneme yetiştiremedik. İkinci dönemimizde bu binayı mutlaka alacağız. Bu Kocaeli Barosu’nun en doğal hakkı. Çünkü  barolar birliği bizden sayıca çok ama çok küçük olan barolara da binalar almış. Biz hakkımızı alacağız.

Bir lokal söz konusuydu…

Valilik ve Başiskele Belediyemiz bize yer vermek istedi ancak yer Milli Emlak’ın. Şöyle hukuki bir sorun çıktı; barolara tahsis kanunlarında yokmuş. Bu hukuki sorunu aşmaya çalışıyoruz.  Aşarsak lokalimiz olacak. Bunların dışında Kocaeli Barosu’nun çalışmalarını incelerken 4 klasör şeklinde gazetelerde haberimizin çıktığını gördüm. Çok güzel bir şey bu. Biz sivil toplum örgütü olarak her yerde vardık. 23  Nisan ulusal Egemenlik Satranç Turnuvası düzenliyoruz mesela. Bu bir ilk ve gelenekselleşecek. 1000’e yakın öğrenci katılıyor. Çevre konusuyla ilgili birçok dava açtık.  Yine basına yansımayan kadın ve çocuk haklarıyla ilgili davalara müdahale olduk. Kentteki hemen hemen her yerde var olduk. STK’lara destek olduk. Melek örgütü olarak elimizden geldiğince meslektaşlarımızın yanında olduk.  Aynı zamanda hukuk kurumu olarak  Türkiye’de yapılan hukuksuzluklara karşı en iyi şekilde tepkimizi koyduk. Bunu yaparken siyaset üstü bir tavır sergiledik, siyasi düşüncemizi yansıtmadık, hukukçu kimliğimizle baroyu yönettik. Bunu da meslektaşlarımız gördü.  Göreve ilk geldiğimizden itibaren yüzlerde kurum bizi ziyaret etti. Onlara da şunu söyledik; biz haktan, adaletten tarafız.

YARGININ BAĞIMSIZLIĞINI EN ÇOK SİYASETÇİLER İSTEMELİ

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Barolar yargının bağımsızlığından dem vurur durur. Nedir durum?

Cumhuriyetin kuruluşundan beridir yargının sorunları hep vardı. Yargı Türkiye’de hiçbir zaman tam anlamıyla bağımsız ve tarafsız olmadı. Bunu kabul edelim.  Ama son yıllarda bu daha da arttı. Çünkü siyaset ev yargı ilişkisi çok kaotiktir. Güçlü bir yargıda siyaset istediği gibi hareket edemez, istediği kararı alamaz. Türkiye tarihi boyunca siyaset yani yürütme her zaman yargıyı ayak bağı olarak görmüş ve bilinçli bir şekilde yargıya müdahale etmiştir. 15 Temmuz’daki terör örgütünün silahlı darbe kalkışmasından sonra farklı bir yola girildi. Bugün Türkiye’de yargının bağımsız ve tarafsız olmasını en çok siyasetçilerin istemesi lazım. Çünkü hukuk öyle bir şey ki; herkesin ihtiyaç duyduğu ortak bir şemsiyedir. İnsanların din, dili, ırk ve siyasi düşüncesi fark etmeksizin eşit olacağı tek kurumdur. Hava kadar, su kadar önemli bu kurumun bağımsız-tarafsız olması hepimizin işine geliyor. Bizler barolar olarak bunu her fırsatta dile getiriyoruz.  Bu yapıyla hiçbir yere varamayız. Hukuk hiçbir zaman bir öç aracı, silah gibi kullanılmamalı. Bakın 4-5 yıl önce hukuku kullananlar bugün hukuka muhtaç hale geldi. Her konuştuğumuzda bağımsız ve tarafsızlıktan bahsediyoruz. Son 30 yılın adli yıl açılış konuşmalarına bakın bunu göreceksiniz. Yargı siyaseti dengeleyen ve denetleyen bir mekanizmadır.

BİR AN ÖNCE NORMALLEŞMELİYİZ

Bu süreçte yargıda baskı oldu mu?

Benim duyduğum bir şey olmadı. Biliyorsunuz 15 Temmuz’dan sonra devlet bir refleksle hareket etti ve çok sayıda gözaltılar, tutuklamalar oldu. Avukatlara da çok ciddi ihtiyaç duyuldu. İki türlü zorluk çektik. Birincisi aynı anda çok sayıda avukata ihtiyaç oldu. İkincisi de herkes gibi avukatlarda tedirgin oldu. Vicdani olarak rahatsız oldular. Meclis bombalanmıştı, 250 civarında şehit vardı, kendi ülkesine bomba atan ve kendi ülkesinin insanına silah doğrultan kimseyi korumak istemediler. Bir taraftan zorunlu müdafilik var ve herkesin adil yargılama hakkı var. Sonuç itibariyle suç şüphesiyle hakim karşısına çıkıyorlar. Suçlu olup olmadıkları yargılama sonrası netleşiyor.  Bu noktada ilk 2-3 hafta çok zorlandık. Daha sonra bu zorluğu açtık. Nöbet çizelgesi yaptık. İlk bir aydan sonra sorun aşıldı. Bu süreç çok uzun süre gitmez. Ülkenin ne ekonomisi ne de hukuku bunu kaldıramaz. Bir an önce normalleşmeliyiz.

""AVUKATLIK İÇİN SINAV GETİRİLMELİ

Hukuk fakültelerinin fazlalığından dolayı çok  avukat var. Bu meslekte kaliteyi düşürüyor mu?

Dedim ya son 30 yılın konuşmalarında aynı şeyleri söylemişiz diye. Hukuk fakülteleri konusunda da aynı durumlardan bahsetmişiz. Hukuk fakülteleri çok fazla. Bizler her milletvekilini gördüğümüzde dile getiririz; hukuk fakültelerinin sayısını azaltın ya da kontenjanları düşürün. Bir de sınav getirilmesini istiyoruz. Hiçbir meslek yoktur ki mezun olduktan sonra diplomayı alıp mesleğe başlansın. Öğretmenlikte KPSS var, özel sektör bile kendince sınav yapıyor.  Hukuk fakültelerinin bu kadar artmasının bir diğer nedeni de vakıf üniversitelerinin artması. Maliyet az, kar çok yüksek. Bir konferans salonuna 500 öğrenci alıyor, hocaları da dışarıdan kiralama sistemiyle getirtiyor. Kimse sonucu düşünmüyor. Türkiye’de ihtiyaç fazlası avukat var. Hukuk eğitiminin kalitesi düştü. Türkiye’deki öğretim üyelerinin sayısı yeterli değil. Bir rakam vereyim çok ürkütücü; 100’ün üzerinde hukuk fakültesi var. 27 anayasa profesörü var. İkili ilişki yok. Dolayısıyla eğitimin kalitesi düştü. Dünyada en değer verilen meslek hukukken, biz de en değersiz şey hukuk oldu. Acilen önlem alınması gerekiyor. Kontenjanlar derhal azaltılmalı, avukatlara sınav getirilmesi lazım. Türkiye’de 95 bin avukat var. Hukuk fakültelerinde okuyan da 60 bin var. Kocaeli Barosu’nun üye sayısı da çok hızlı bir şekilde artıyor.  Şu an 1350 üyeye ulaştık. 2 yılda 250 avukat katıldı. Orta Anadolu’nun avukat sayısından daha fazla avukat katıldı aramıza. Bu nereye kadar gidecek. İş aynı oranda artmıyor ki, ekonomi aynı oranda büyümüyor ki. Yılda yüzde 15 artıyor avukat sayısı. Ekonomi aynı oranda büyüyor mu? Tüm bunların çözümü yasal düzenlemelerdir. Daha nitelikli eğitim verilsin. Özellikle gençler büyük umutla hukuk okuyor, sonra hayal kırıklığı yaşanıyor.

SEÇİME KATILIM %80-90 OLUR

Tek adaylı bir seçim olacak. Üyelerinize katılım noktasında çağrınız ne olacak?

Katılım noktasında sıkıntı yaşanacağını zannetmiyorum. Kocaeli Barosu, demokratik kültürü çok yüksek bir kurum. Üyelerimizin seçime duyarlılığı yüksektir. Tek adayda olsa üyelerimizi gelip oyunu kullanacaktır. Tek aday olması baro üyelerimizin tercihidir.  Dolayısıyla bir zorlama değil. Yüzde 80-90 civarında oy kullanımı olacağına inanıyorum.

Yönetiminizde değişiklik olacak mı?

Yönetimiz benimle birlikte 11 kişi. 4 arkadaşımız yoldular, bırakıyor, 6 arkadaşımla devam edeceğiz. Volkan Koçak, Gülhanım Kara, Melek Salih Fırat ve Çağrı Çakıcı. Onların yerine yeni arkadaşlar belirliyoruz. 2 kişi netleşti. Tamer Ejderoğlu, Mehmet Gül. Tabi çarşaf liste olduğu için isteyen aday olabilecek. Seçilen herkes bizim yönetimimizde yer alacak. En yüksek oy alan 10 kişi seçilecek.

Bir daha aday olmayacağınızı açıkladınız…

Evet, çünkü bu koltukta uzun süre durmamak lazım. Ben koltuğumda hiç oturmadım, hep koşuşturmaca içerisindeydim. Şimdiden 2 yıl sonrası için adaylık düşünen arkadaşlar olduğunu biliyorum. Biz yapacaklarımızı  bu dönem tamamlayacağız. Baromuzda bu zamana akdar yönetim kurulu üyeliği yapmış pek çok arkadaş baro başkanı oldu. Ben de keza aynı şekilde. Ve yönetimimizde ve baromuzda başkanlık yapacak çok değerli kişiler var. Onlara fırsat vermek gerekiyor.

Anahtar Kelimeler:
Sertif GökçeKocaeli Baro
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner20

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7