Tek alternatif; Milli İttifak
banner31
banner32

Saadet Partisi bu seçime Büyük Birlik Partisi’yle giriyor. Yaptığınız ittifakla barajı aşacağınıza inanıyor musunuz?

Öncelikle bu fırsatı bize verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Şunu söyleyelim; biz aslında insanların gönlünde barajı aşmış, baraj sorunu olmayan bir siyasi partiyiz. Çünkü sahada insanımızın her zaman söylediği şudur; evet en dürüst ve en güvenilir parti. Ortaya koyduğu icraatlarla, hizmetlerle, bu milletin umudu olmuş tek siyasi hareketin Milli Görüş hareketi olduğunu ve bununla birlikte insanımızın sadece kazanamaz algısının özellikle iktidar partisi tarafından bir algıyla insanımıza sunulması, haliyle de kötünün iyisi mantığıyla bugüne kadar üç dönemdir biliyorsunuz ki 6 seçim geçirdik. 2002, 2004, 2007, 2009, 2011 ve 2014 seçimlerini ve yerel bölge seçimlerini geçirdik. Bu zamana kadar iktidar partisi bu algıyı çok güzel bir şekilde becerdi. Ama artık yolun sonu görülüyor. Şu ana kadar Türkiye’de Büyük Birlik Partisi ve Saadet Partisi Genel Başkanları ciddi bir ittifak içerisine girdiler. Bir özveri ve kardeşliğin bu kadar kötü gidişi ve olumsuzlukların arttığı bir ülkede ve etrafımızın ateş çemberiyle çevrelendiği birleşmeden başka çare kalmadığını, bu örneğin de ilk adımlarını biz atalım diyerek bugün bu iki büyük genel başkan büyük fedakarlık göstererek birleştiler. Sonuç itibariyle bu birleşme duyulduktan sonra Türkiye’de twitter’da zirve yapmış Milli İttifak hareketi. Ve bugün vatandaşımızın artık sokakta baktığınızda yavaş yavaş görüyoruz ki; insanımız bu iki partinin % 10 barajıyla bir sorunu olmadığını ve kesinlikle barajını geçeceğini ve artık bunun biz alternatif göremediğimiz için mevcut iktidara oy vermek zorunda kaldıklarını ama artık bunun aşıldığına dair sokakta çok olumlu tepkiler alıyoruz. Ve biz parlamentoya Allah’ın izniyle girdik sayıyoruz. Biz bundan sonra parlamentoya girdikten sonra ki çalışmalarımızı anlatacağız. Bizim baraj sorunumuzun olmadığını, hizmetle alakalı insanımıza ne vereceğimizi anlatacağız. Sahada bizim barajı anlatacak değil, %10 barajından ziyade insanımıza ne yapabiliriz ve bu sorunları nasıl aşabilirizin ve çaresinin ne olması gerektiğini insanımıza soracağız. İnsanımız da bu manada biz şunu da bekliyoruz; yani bu çok abartılı gelmesin Türkiye’de siyasetin 24 saati çok önemlidir. Bizim bugün AK Parti’nin aşağı düşüp Saadet Partisi’nin ve Büyük Birlik Partisi’nin birleştiği bu Milli İttifak’ın iktidar olmasını bile bekliyoruz. Bu esasında bizim için çok büyük bir hayal olmasa gerek. Çünkü 2002 öncesinde AK Parti diye bir patinin olmadığı bir dönemde AK Parti %35 oy alabiliyorsa, 40 yıldır siyasi hareketinde kendini ispat etmiş 1974 iktidarında o günkü ağır sanayi hamleleri başlatmış, Kıbrıs Barış Harekatını yapmış ve 1996-1997’de efsane hizmetler yapmış Refah Yolu Hükümetini ve geçmişteki MC hükümetinin hizmetlerini bu millet biliyor. Ve haliyle de bugün bu iktidara, birleşmeye oy verebilecek insanların sayısının % 85’lerde olduğunu kamuoyu yoklamalarında görüyoruz. Haliyle de bu siyasi hareketin, bırakın parlamentoya girmesini, iktidar olması bile çok kolay şu an itibariyle. Sadece insanımıza şunu duyuracağız; evet bir şekilde denizin bittiğini, çarenin söylemlerden çok eylemlerde olduğunu geçmişte hizmet etmiş bir siyasi hareketin aynı eylemlerin devamını yapabileceğini, üretim ve ekonomi endeksli, maddi ve manevi değerlere bağlı, bir siyasi hareketin, bir oluşumun parlamento da ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Haliyle de bugün bizim baraj sorunu diye bir sorunumuz yoktur. Şu anda biz koalisyonlarla idare edilen önümüzde bir seçim döneminin olduğunu bizden ziyade kamuoyu bunu konuşmaya başladı. Biz şunu söylüyoruz; biz koalisyon olacağız ve her siyasi partiyle de koalisyon ortağı oluruz. Bizim ilk şartımız şudur; bu millete % 100 zam verecek kim varsa bizimle gelsin masaya otursun diyeceğiz. Ayrıca biz başa geldiğimiz zaman bankaya borcu olan tüm vatandaşlarımızın faizlerini sildireceğiz ve ana paralarını da rahatça ödeyecek şekilde taksitlendireceğiz.

ŞUAN Kİ İKTİDAR İNSANLARI ALDATMIŞTIR

Milli Görüşün Kocaeli’deki önemli isimlerinden ve temsilcilerinden birisiniz. Saadet Partisi Körfez İlçe Başkanlığı yaparken milletvekili aday adayı oldunuz ve 5. sıra aday adayı olmayı da başardınız. Aday gösterilmeyi bekliyor muydunuz? Bundan sonra çalışmalarınız ne yönde olacak? Körfez’de ilçe başkanlığı yaptınız, ağırlığı Körfez’e mi yoksa Kocaeli geneline mi vereceksiniz?

Şimdi biliyorsunuz Saadet Partisi’nin Kocaeli’nde 54 tane milletvekili aday adayı var. Bu aday adaylığının içinde hepsi birbirinden kıymetli, birbirinden değerli kardeşlerimiz var. Yani Milli Görüşü, bu hareketi sahada en yeni temsil edebilecek insanlarımız var. Fakat tabi ki bu bir tercihtir. İnsanımızın orada yaptığı bir temayül sonucunda; evet genel merkezimiz, ilimiz bize bir görev verdi. Biz veya bir başkası aynı siyasi hareketin içerisindeki arkadaşlarımızın hepsinin bizim gibi düşünen bizim gibi hizmet aşkıyla, heyecanla dolu 11 ile 1’in arasında hiçbir farkın olmadığı, hatta 11’in esasında daha çok çalıştığı bir siyasi hareket olacağız. Çünkü 11 kazanırsa hepsi kazanacak. Yani ülke kazanacak, Kocaeli kazanacak. Biz tabi Kocaeli milletvekili adayıyız. Şu andan itibaren biz Körfez’den ziyade Kocaeli’nin milletvekili adayıyız. 12 ilçede bütün bölgeleri ziyaret edeceğiz ve insanımıza ulaşacağız. Bizim için şu önemli; biz kişilerden çok vatandaşımızın şuna bakmasını arzu ediyoruz. Siz kişilerden çok insanların geçmiş profillerine, siyasi hareketin geçmişte yaptığı hizmetlere ve o siyasi hareketin bu ülkeye bugüne kadar verdiği katma değerlere bakarak oyunuzu verirseniz konuşmalardan önce (yani affedersiniz edebiyattan öte) çünkü bugün Türkiye’de konuşulmayan hiçbir şey kalmamıştır. Çuval çuval laflar konuşulmuştur. Çok güzel sözler söylendi, edebiyatlar yapıldı. Ama 13- 14 yıl sonrasında ülkenin geldiği nokta hep beraber sahada, vatandaş olarak ekonomik sıkıntıdan bahsediyoruz. Sosyal buhrandan bahsediyoruz. Ailelerin yıkımından bahsediyoruz, ülke çember altına alınmış bir Ortadoğu haritasının ülkemizi bölme ve parçalama planlarının oluşundan bahsediyoruz. Bunlar kişilerden ve konuşmalardan ziyade ortaya konan projeler. Programların dahil edildiği ve ona göre bakılarak oy verilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ki bugün de Kocaeli seçmeninin özellikle siyasi partilerin söylediklerinden çok yaptıklarının, icraatlarına ve geçmişlerine bakarak ona göre oy vermelerini istiyoruz. Bugün de bunu bize sahada çok rahat milletimizin oy verebileceği, milletimize güven veren bir siyasi hareketin olduğunu, bu ittifak sonrasında da milletimizin artık bir alternatif arama ihtiyacı hissetmediğini ve kesinlikle bugün çarenin burada Milli İttifak da olduğunu görmüştür. Bugün en çok güvendikleri siyasi hareket ne yazık ki üzülerek ifade ediyoruz ki bugün siyasi hareket toplumu aldatmıştır. Toplumu kandırmıştır ve yıllardır topluma güzel sözler söylemiş ama hep rantiyeye, küresel güçlere yardım etmiş bir iktidarla karşı karşıyayız. Bugün bir insan 957 lira maaş alıyorsa bir yandan da cumhurbaşkanının, başbakanın gemilerini konuşuluyorsa, yolsuzluklar konuşuluyorsa, bakanların yolsuzlukları konuşuluyorsa, artık bu Türkiye’de sözün bittiği yerdir. O zaman bu milletin çare ve çözüm üreten, bu millete hizmet etmiş, rantı ön plana çıkaran, bir ülkenin kalkınmasını ve gelişmesini ön plana çıkaran milli ve manevi politikalar üreten tek siyasi hareket kalmıştır bugün. İşte Milli İttifak Refah ve Büyük Birlik Partisi’nin Saadet Partisi’yle birleşmesinden oy verme mecburiyeti vardır. Bunlar hem bu ülkenin geleceği açısından önemlidir, hem de bizim nesillerimizin gelecekte idealist yetiştirme adına çok önemlidir. Bu ülkenin kalkınmasına özellikle üretmesine imza atacak bir fırsat doğmuştur. Bu fırsatı da bu millet bu dönem çok iyi değerlendireceğine inanıyorum. Alternatif biziz diyorum.

MİLLET BİZE YETKİ VERSİN YETER

Kocaeli’deki diğer siyasi partilerin listesini nasıl buldunuz ? Bilhassa AKP, CHP ve MHP’nin listesini nasıl buldunuz? Sizi çok fazla da ilgilendiriyor mu, böyle de sorabiliriz?

Şöyle söyleyeyim; çok fazla da bizi ilgilendirmiyor. Şunu söyleyeyim; ortaya koyduğumuzda bir siyasi parti temsilcisi hiç kimseye şahsi olarak bir şey söyleme hakkına sahip değildir. Biz insanların hizmetlerine ve yaptıklarına bakarız. Bugün 2002 ve 2015 yılına baktığımızda 13 yıllık bir Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı var. Ve bununla beraber parlamentoda grubu bulunmuş ana muhalefet partisi ve  yavru muhalefet partisi var. Eğer muhalefeti konuşacaksak, muhalefet milletvekillerini konuşacaksak biz muhalefetin icraatlarını, 13 yıllık iktidarın nasıl hizmet yaptığını veya yapamadıklarını, yanlışlarını veya doğrularını konuşur isek muhalefetin de bugün yaptığı doğru ve yanlışları konuşmak zorundayız. Muhalefette olan bu iki siyasi hareket, bir iktidarı büyütüyorsa oylarını arttırıyorsa bana göre vatandaşın muhalefetle ilgili de çok ciddi düşünmesi gerektiğine inanıyorum. Neden? Çünkü muhalefet dediğimiz iktidarı yıpratır. Veya muhalefetin görevi nedir? Karşı tarafa iş yaptırmasıdır. Yapamıyorsa oy kaybına sebep olup bir daha seçimde siz iktidara gelirsiniz ve hizmet yaparsınız. Oysa ki bugün muhalefet, iktidarı besleyen, iktidarı destekleyen bir muhalefettir. Bana göre bugün bu muhalefete insanımızın çok daha düşünerek oy vermesi lazım. Muhalefet görevini yapamayan iki tane siyasi hareket, iktidara geldiklerinde ne yapacaklar Allah aşkına bu ülke için! Sadece birisi milliyetçi söylemiyle, birisi laiklik söylemiyle ortaya çıkan ve insanlara çözüm üretemeyen siyasi hareketin bu millete verebileceği hiçbir şey yoktur. Bu zamana kadar vermemiştir bundan sonra da vermeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi 1950’den bugüne 65 yıldır iktidar yüzü görmemiş bir siyasi harekettir. Milliyetçi Hareket Partisi, arkadaşlarımız kardeşlerimiz var taban gerçekten mazlum. Bu durumdan muzdarip bizim gibi düşünen insanlardan oluşan bir ekip ama şöyle baktığınızda Milliyetçi Hareket Partisi iki dönemdir parlamentoda bulunuyor. Hangi çözümü ortaya koymuşlardır? İktidarın hangi yanlışlarına engel olmuşlardır? Hiçbir şekilde engel olamamışlardır ve iktidarı büyütmekten öteye gidememişlerdir. İktidara da baktığımızda Milli Görüş söylemleriyle ortaya çıkan bundan sonra da Milli Görüş söylemlerinin tam tersini yapan, sadece lafta kalan Milli Görüş söylemleri ama icraatta güce, rantiyeye ve küresel güçlere hizmet eden bir anlayış görmekteyiz. Ondan dolayıdır ki bugün ne muhalefetin ne iktidarın bu 13 yılını milletimizin değerlendirip desteklememesi gerektiğine, çözüm üretemeyen, bu ülke, bu millete katma değer sağlayamayan, gerek iktidar, gerekse muhalefet bana göre bugün dinlendirilmesi gereken ve Milli İttifakın iktidara getirilmesi gereken bir dönemdeyiz. Bu bir fırsattır ve çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Bana göre bu millet adına, tarih adına söylüyoruz; Bu tarih millet adına çok iyi bir fırsattır ve çok iyi değerlendirilip bu yapıya destek vererek iktidara getirilmesi gerekir. Bakın parlamentoya taşımaktan bahsetmiyorum. İktidara getirip yeniden bu ülkeyi huzura, aile yapısına, bozulan ekonomisine, komşularıyla bozulan ilişkilerini yeniden düzelttirmesi için bu ittifaka ihtiyaç vardır. Bunun mutlaka çok iyi değerlendirilip düşünülmesi gerektiğine inanıyoruz. Ve ben hangi partiden olursa olsun, hangi düşünceden olursa olsun bizi bilen tanıyan insanların geçmişimizi bilen insanlarımızın ve seçmenimizin mutlaka bu ittifakı iktidara getirerek çarenin de çözümünde bunda olduğunu görmesini arzu ediyoruz. Yeni bir sesin, yeni bir sözün mutlaka parlamentoya gönderilerek orada yetki verilmesini arzu ediyoruz. Bu da Allah’ın izniyle bu millet tarafından görülüyor ve yetki verilecektir diye düşünüyorum.

Barajı aşarsanız bu normal bir sonuç olarak karşılanır. Ancak ortada bir iktidar var ve büyük bir avantajdalar. Her ne kadar büyük tepkiler olsa da yine ön plandalar. Şöyle bir durum oldu diyelim; barajı aştınız ve Kocaeli’den 1 veya 2 milletvekili çıkardınız. Kocaeli’yi mecliste temsil edecek bu vekiller. Genelde Kocaeli’yi temsil eden ve iktidar olamayan muhalefet partilerinin milletvekilleri sadece önergeler vererekten o dönemi bitiriyor. Doğal olarak da çoğunluk iktidar da olduğu için önergeleri boşa çıkmış oluyor. Çünkü istediklerini yaptıramıyorlar. Bu da halka bir fayda sağlayamıyor. Şimdi siz de bu durumla karşılaştıktan sonra bir farkınız olacak mı? Bu durumda halk için neler yapabileceksiniz?""

Şimdi biz antrenmanlı bir partiyiz. Yani 40 yılın mücadelesinde bizim iktidar ve muhalefet dönemlerimiz oldu. İktidar ortaklığı olan dönemlerimiz oldu. Ama bizim muhalefet olduğumuz dönemlere bir bakın, biz hep muhalefet sonrası iktidara gelmiş bir siyasi hareketiz. Eğer bu ülke adına, insanlık adına, Türkiye adına ve millet adına gerçekten bir şey yapılıyorsa biz bunu alkışlarız. Ama yanlış bir şey yapılıyorsa canı pahasına mücadele eden bir siyasi hareketin müntesipleriyiz. Ben inanıyorum ki; bizim birimiz onların onuna bedeldir. Bakın şöyle söyleyeyim; size bugün iktidar partisinin bu dönem 7 tane vekili var. Ve cumhuriyet döneminde en çok oyu alan, en çok desteği alan bir siyasi hareketin milletvekilleri var. Körfez’den bahsedersek 20 tane mahallesi var ve 16 tane köyü var. Yani 145 bin nüfusa sahip bir yerde yaşıyoruz. Ve biz burada 6 yıldır ilçe başkanlığı yapıyoruz. Biz parlamentoda olmamamıza rağmen Dikenli’den Kutluca’ya kadar Himmetli’ye kadar Osmanlı’ya kadar, Hereke’nin 17 Ağustos Mahallesine, Cumhuriyet Mahallesine kadar, Esentepe’ye kadar, Yavuz Sultan Selim’e kadar İlimtepe’ye kadar bizi sorun! Saadet Partisi’nin nasıl çalıştığını, insanlarımıza nasıl ulaştığını, dertlerine ve sıkıntılarını nasıl dinlediğini sorun. Biz parlamento dışında olmamıza rağmen; insanımıza gidiyor, dertlerini dinliyoruz ve biz bunu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Meclis üyelerimiz olmamasına rağmen biz burada bir takım hizmetler yaptırabiliyoruz. Size örnek vereyim; Körfez’de ilçe başkanlığı dönemimde,  özellikle bu viyadükün kurulmaması adına en büyük muhalefeti yapan ilçe başkanlarından biri benim. Ve gerçekten biz buna engel olamamış olabiliriz. Ama kamuoyunda öyle bir şey oluştu ki, Saadet Parti’si bu bölgenin sorunlarını dile getiriyor diye. Biz ne CHP’ye ne MHP’ye ne de diğer siyasi partilere benzeriz. Biz Milli Görüşüz. Bu milletin derdine, yarasına parmak basan, sorunlarını ortaya koyan ve çözüm üreten bir siyasi hareketiz. Onun için dediğim gibi bizim birimiz onların onuna bedeldir. İşte bu iktidar partisine destek olan milletimizin 7 tane milletvekiliyle görüşün. Recep Sarıdoğan Dikenli’de tanınır, Kutluca’da tanınır, 17 Ağustos’ta tanınır. Bizim şöyle bir özelliğimiz var; biz iktidarı çalıştırırız ve muhalefete hizmet ettiririz. Bu millete ister seve seve ister sevmeden hizmet etmek mecburiyetindeler. Başka çareleri yok.

Peki başkanım şu anda 5. sıra milletvekili adayısınız. Milletvekili seçilmezseniz eğer Körfez İlçe Başkanlığı’na tekrar dönecek misiniz?

Biz 6 senedir ilçe başkanlığı görevini yapıyoruz. Bu kararı ilimiz ve ilçemizdeki arkadaşlarımız toplanırlar, çalışma yaparlar ve istişare ederler. İstişare sonunda, kimi göstereceklerse odur. Recep Sarıdoğan çok önemli değil. Biz kurumsal bir partiyiz. Bize ister Recep Sarıdoğan ister bir başkası gelsin. Yerel merkezinden İl’e kadar itaat eden bir siyasi hareketiz. Onun için kimin geldiği önemli değildir. Recep Sarıdoğan’dan daha iyi hizmet edebilecek o kalitede, o düsturda, o düşüncede yetişmiş elemanlarımızın sayısı azımsanamayacak kadar çoktur. Bizim için fark etmez kim gelirse gelsin.

Anahtar Kelimeler:
Recep Sarıdogan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner16

banner19

banner23

banner5

banner21

banner17

banner18

banner7