banner38

TÜM EMEKÇİLER KADROLU İŞÇİ OLMALIDIR

Belediye-İş Sendikasını tanıyalım, sendikanın Türkiye ve Kocaeli’deki durumu nedir?

Belediye-iş Sendikası köklü bir geçmişe sahip, verdiği mücadelelerle Türkiye işçi sınıfı tarihinde derin izler bırakmış bir sendikadır.

Türk-İş Konfederasyonuna bağlı Belediye-İş Sendikası 63 bini aşkın üyesi 42 şubesiyle işkolunun ve Türkiye’nin en büyük sendikasıdır. Belediye-İş, insanın eşitliği düşüncesinin, hukukun üstünlüğü temelinde, demokrasiyi geliştirerek gerçekleşeceği inancına bağlı olarak; işverenler, devlet kurum ve kuruluşları ve belediyeler karşısında yasaların önünde, üyelerinin çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi için mücadele eder.

Belediye–İş, sendika içi demokrasiyi sendikal bağımsızlığının, üyeleri arasındaki dil, din, ırk, cins, milliyet, mezhep, inanç ve felsefi düşünce, siyasi görüş ayırımı gözetmeyen çoğulculuğunun ve birliğinin sendika içi disiplin ve dayanışmasının temel ilkesi sayar.

Belediye–İş, sendikal faaliyetin ve mücadelesinin her aşamasında tabanın katılımını sendikal demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak görür.

Belediye-İş Sendikası, hem ülkemizin en büyük işçi konfederasyonu olan TÜRK-İŞ üyesi hem de uluslararası IndustriALL Küresel Sendika, PSI ve EPSU üyesidir.

Şu an Kocaeli’de kaç belediyede örgütlü ve yetkili sendikasınız?

Belediye-İş Kocaeli Şubemiz Kocaeli’de iki belediyede, Sakarya’da 3 belediye, Yalova’ da 2 belediyede olmak üzere, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Düzce, Bilecik illeri Kamu Hastaneleri Birliği, Üniversiteler, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı il müdürlükleri ve kamuda bir çok işyerinde örgütlüyüz. Belediye-İş, gece gündüz, yağmur çamur demeden çalıştı, temizlik emekçileri de “beni temsil edebilecek sendika Belediye-İş”  dedi. Bu kolay bir şey değildir.

Büyükşehir, İSU ve çoğu belediyede yetkiyi kaybettiniz. Hizmet-İş’ten almak neler yapıyorsunuz?

Karşımızda evrensel anlamda bir sendika olsa nasıl onun yöneticisiyle, uzmanıyla işçi karşısında tartışır hangi sendikayı seçmek istiyorsa seçmesini istersiniz.

Karşımızda Hizmet-İş gibi doğal olmayan hormonlu bir yapı var. Geçmişte de bugün de işçiler işleriyle aşlarıyla tehdit edilerek sendikamızdan istifaya ve Hizmet-İş’e üye olmaya zorlandı. Bu ülkemizde tüm yetkililerin bildiği Anayasa’ya ve yasalara göre hapis cezası olan ancak yetkililerin müdahale etmediği bir sırdır. Biz bu süreci 2011’den beri yaşıyoruz. Anca bizi yıldıramadılar. 2011’de Hak-İş, üyelerimizi sendikamızdan zorla istifa ettirdi. Belediye-İş olarak 6 ay boyunca mücadele ettik. Gece demeden, gündüz demeden dile kolay tam 6 ay. Zorla sendikamızdan istifa ettirilen üyelerimiz ağlayarak gittiler. Bütün bu gerçekler ortadayken burada bir sendikal rekabetten bahsedemeyiz.

Diğer kamu kurumlarında taşeron çalışanları devlet kadrosuna geçti. Belediye çalışanları için farklı bir düzenleme yapıldı. Buna devlet kadrosuna geçiş diyebilir miyiz? Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle biliyorsunuz taşerona ilişkin düzenleme bir Pazar günü bir KHK ile yapıldı. İlgili Bakanlıklar konunun doğrudan tarafları olan Konfederasyonlara, sendikalara, işçilere ve uzmanlara ne görüş sordular, ne de bir taslak sundular.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “kamuda çalışan taşeron işçilerinin kadroya geçirileceğini” duyurdu. Kamuda istihdam edilen 850 bin işçi için güçlü bir umut doğdu. Ancak daha sonra ilgili bakanların yaptığı açıklamalardan belediye ve il özel idaresinde çalışan taşeron işçileri çalıştıkları yerlerdeki belediye iktisadi teşekküllerinde istihdam edilecekleri, açıklandı. Yani Belediye ve il özel idarelerinde çalışan işçiler üvey evlat olarak görülüp, onlara kadro verilmedi.

Oysa yapılması gereken şey netti. Belediyeler ve il özel idarelerinde çalışan taşeron işçiler dâhil olmak üzere, kamuda çalışan tüm taşeron işçiler, çalıştıkları tüm kurumlarda, kadroya geçişteki tüm kazanılmış hakları korunarak, ayrımsız, şartsız kadroya alınmalıydı.

Çünkü ister belediyede olsun, isterse kamuda herhangi bir işyerinde taşeron işçiler yıllardır en kötü koşullarda düşük ücretlerle çalıştırılıyordu. Yıllarca, taşeron işçiler asgari ücretle, fazla mesai ücreti olmadan, fazladan bir sosyal hak olmadan çalışırken şirketler onların sırtından para kazanıyordu.

Belediye-İş yıllardır, belediye ve il özel idareleri dahil olmak üzere tüm kamuda ayrım yapılmaksızın tüm taşeron işçilerin, haklarının korunarak işçi statüsünde kadroya alınması gerektiğini belirtip bunun mücadelesini veriyor. Çünkü Devlet, ucuz işgücü ve güvencesiz çalışma rejimini sürdüren değil, bunu önleyen olmalıdır. Belediyelerde, il özel idarelerinde, kısaca kamuda taşeron işçiye kadro verilmesi, özel sektördeki taşeron işçiler bakımından da olumlu örnek teşkil edecektir. Taşerona ayrımsız kadro içermeyen her çözüm ise, özel sektörün kamudan daha da ağır koşullarda; örgütsüz, güvencesiz işçi çalıştırmasının yolunu açacak, emek sömürüsünü katmerleştirecektir. Belediyede çalışan işçilerin istediği; kadro, başka bir şey değil. Arkadaşlarımız belediyenin işçisi olmak istiyor. Bu taşeron bataklığının kurutulması için yapılması gereken tek şey de işçilerin kadro talebine yanıt verilmesidir. Bütün kurumlardaki arkadaşlarımız kadroya alınmalıdır. Ayrım gözetmeksizin tüm emekçiler kadrolu işçi olmalıdır.

Toplu iş sözleşmesinde ne aşamadınız ve işçi adına almayı hedeflediğiniz zaman oranı nedir?

Görüşmelerin devam ettiği yerlerde %15 ile %25 aralığında.

Sendikanızın kaç üyesi var?

Şubemizin yetkili olduğumuz işyerlerinde toplamda 4500 üyemiz bulunmaktadır.

Son olarak söylemek istedikleriniz neler?

Belediye-İş yıllardır (Belediyeler ve il özel idareleri) dâhil taşeron işçilerin kadrolu çalışmasının bir hak olduğunun altını çiziyor. Kadro sözünü içermeyen, taşerondan şirkete istihdamı garanti altına almayan hiçbir formülün, taşeron işçisinin sorununu çözmeyeceğini ısrarla inatla savunuyor. Sözde sendika Hak iş, Hizmet İş Sendikası’ndan kurtulmak isteyenlerin, özgür iradeleriyle üye olmak istedikleri sendikalarına sendikamıza gelmeleri için mücadelemiz devam edecektir.

Osman Şar kimdir?

1991 Yılında Alikahya Belediyesinde işe başladım. 1998 Yılında Belediye İş Sendikası işyeri temsilcisi seçildim. 2000 yılında Belediye İş Sendikası şube Denetim Kurulu Üyeliğine seçildim. 2002 Yılında ise Şube Başkan Yardımcılığı görevine seçildim. 2007 yılına kadar başkan yardımcılığı görevime devam ettim, 2007 yılında Şube Başkanımız Bayram Özkan’ın Genel Yönetim Kuruluna seçilmesi ile Şube Başkanlığına geldim. Üç dönemdir şubemize bağlı üyelerimizi gecemizi gündüzümüze katarak temsil etmeye çalışıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner23

banner5

banner35

banner21

banner7

banner17

banner18