Son 4-5 aydır ülkemizde çok ciddi bir sıkıntı yaşanmakta.

Bu sıkıntının herkes farkında ama basında yer almıyor ve sürekli gündem değiştirilerek insanların dikkatinden kaçırılmaya çalışılıyor.

Şimdi gündemde seçim var.

7 Haziran’dan yapılacak olan genel seçimlerde yeni milletvekilleri seçilecek.

Gördüğünüz gibi hiç seçim havası yok.

Kimsenin umurunda değil seçimler.

Neden umurunda olsun ki?

Seçimlerde kimin seçileceği ne kadar önemli ki?

Milletvekili seçilenler her ay 15 bin TL maaş alacak, mecliste el kaldırıp indirecek ve daha sonra ömür boyu emekli olaraktan bugün ki para ile 8 bin TL maaş alacak.

Bu yüzden Ahmet seçilmiş, Mehmet seçilmiş kimsenin umurunda bile değil.

Benim de görüşüm; siyasi partilerin adaylarına baktığım zaman elle tutulur birkaç isim var. Gerisi boş.

Bu kente katkı sunacak kapasitede doğru düzgün isim yok.

Zaten aday çıkanların çoğu kendilerini düşündüğü için milletvekili olmak istiyorlar.

Yoksa milleti düşündüklerinden değil.

Şimdi gelelim konumuza.

Yukarıda da belirttiğim gibi; herkes yaşanan sıkıntının farkında ama bu daha patlaklık vermediği için insanlar bir umutla halen normal yaşantılarına devam ediyor.

Ülkemizde gizli bir ekonomik kriz var.

Bu kriz şu an gizlenmeye ve örtülmeye çalışılıyor.

Ama bu ne zamana kadar sürecek belli değil.

Bakın ben gazeteciyim.

Çok büyük iş yapanla da oturuyorum, küçük esnafla da bir araya gelebiliyorum.

Son 4-5 aydır gittiğim her firmada, firma sahiplerini dinliyorum ve herkes kan ağlıyor.

100 kişiden 5 kişinin işi iyi gitmiyor.

Onlara inanıyorum; çünkü durum gerçekten pek iç açıcı değil.

Peki firmalar nasıl dönüyor ve insanlar yaşantılarını nasıl sürdürüyor?

Herkes sanal para ile yaşıyor.

Nasıl peki?

Kendisine ait olmayan para ile…

Şu an ticaret yapan kesimin çok açık söylüyorum yüzde 95’ine yakını bankalarla ayakta duruyor.

Herkes bankalara borçlu.

Ve borçla ayakta durmaya çalışıyorlar.

Bankalar o kadar rahat krediler verdi ki; şimdi toplayamadıkları için muslukları kapatmaya başladı.

Limitler doldu ve bankalar artık önüne gelene kredi vermediği için firmalar da tıkandı.

Kimse kimseye ödeme yapamıyor.

Para dönmüyor.

Ve bu yüzden gizli bir krizin olduğu kimsenin dikkatinden kaçmıyor.

Ama buna rağmen insanlar yine aynı yaşantısını sürdürüyor ve harcamalarını kısmıyor.

Örneğin akşam İzmit balıkçıların önünden geçince lüks araların hepsi mekanların önünde ve herkes keyfine bakarak yiyor içiyor ve bahşişini ödeyerek mekandan ayrılıyor.

Sonra oradan geçen vatandaş bakıyor ve diyor ki; ya bu adam 300 bin TL’lik arabaya nasıl biniyor ve her akşam bu parayı nerden buluyor.

Ben söyleyeyim; banka kredisi ile. (yani sanal para ile)

300 bin TL’lik arabaya binenin 2 milyon TL bankaya borcu var.

Hiç para vermeden tamamına kredi ile araba alıyor ve bankadan kredi çekiyor.

Sonra o sanal parayı zamanla bitiriyor ve iflas ediyor.

Bunun çok örneklerini gördüm.

Sayılı zengin çok az kaldı.

Öyle dışarından çok zengin görünenlerin çoğu da hep banka kredisi ile yaşayanlardır.

Kısacası ülkemizde çok ciddi bir ekonomik kriz var.

Ticaret yapanların geneli bunun farkında ancak bu basında yer almadığı için gün yüzüne çıkarılmamakta.

Kimse ayağını yorganına göre uzatmıyor, herkes keyfinden geri kalmıyor ama herkeste kendisine ait olmayan para ile yaşıyor.

Şimdi herkes seçimleri bekliyor.

Seçimlerden sonra piyasanın düzelmesini bekliyor.

Benim pek umudum yok ama inşallah düzelir.

Kalın sağlıcakla..

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2

banner4

banner16

banner19

banner21

banner20

banner23

banner15

banner17

banner18

banner7